Yandım nedir, Yandım ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kadınların boyunlarına taktıkları parlak boncuklu kolye.

Desenli, çok renkli bir kadın kumaşı.

Yandım ile ilgili Cümleler

  • Plaja son kez gittiğimde, güneşte kötü şekilde yandım.
  • Ben güneşte yandım.
  • Yandım.
  • Ben yaktım, yandım, üzdüm.
  • Biraz yandım.
  • Ben nasıl yandım belki de siz de yanmalısınız işte bu adalet olur.

Yandım tanımı, anlamı

Yandım olmak : Çok istenen bir şeyi elde etmeye, bir olguyu gerçekleştirmeye çalışmak: Yandım oldum ki o kızı alayım

Yandımalamadım : Desenli, çok renkli bir kadın kumaşı.

Boncuklu : Boncuğu olan, boncukla süslenmiş.

Desenli : Üzerinde desen bulunan.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Boncuk : Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Temiz ve ışıklı. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan).

Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

Parla : “Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın” anlamlarında kullanılan bir isim”.

 

Kolye : Ucuna süs eşyaları konularak boyna takılan takı.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Boyun : Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım. Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer.

Desen : Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılmış olan çizim. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme. Desen yapma sanatı.

Kuma : Aynı erkekle evli olan kadınların birbirine göre adı, ortak.

Takt : Yerinde konuşma ya da davranma.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Kadı : Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Yandaşlık kipi anlamı nedir?

Fransızca'da Yandaşlık kipi nedir ? : mode conjonctif