Yelpaze olmak nedir, Yelpaze olmak ne demek

Teknik terim anlamı:

Yelin etkisinden korunmak için, topluca birbirini siper ederek yelpaze biçiminde sıralanmak.

Yelpaze olmak anlamı, kısaca tanımı

Olma : Olmak işi

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

Yelpaze : Sallandığında küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, katlanabilir, taşınabilir araç. Çeşitlilik. Bu biçimde olan.

Sıralanmak : Sıra oluşturacak biçimde yer almak. Sıraya, düzene konulmak.

 

Sıralanma : Sıralanmak işi.

Korunmak : Kendini korumak, sığınmak, sakınmak. Koruma işine konu olmak.

Topluca : Vücutça biraz dolgun. (toplu'ca) Toplu olarak, beraber.

Korunma : Korunmak işi.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Korun : Üst derinin en dış tabakası.

Yelin : İnek, manda, koyun vb. hayvanlarda memenin süt toplanan bölümü.

Siper : Korunulacak, arkasına, altına veya içine girerek saklanılacak yer. Askerlerin savaşta vurulmamaları ve rahat ateş edebilmeleri için kazılmış, üstü açık hendek. Güneş ve yağmurun etkisinden korunmak amacıyla şapka, kasket vb.nin önüne yapılmış olan çıkıntı, siperlik. Kuytu, korunulabilen. Yağmur, güneş ve rüzgârın etkilemediği gizli, kuytu yer, dulda.

Sıral : “Sır olarak al, sır olarak sakla” anlamında kullanılan bir isim”.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Yeli : Yele. Dağın doruğa yakın bölümü. [Bakınız: yal].

Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.

 

Diğer dillerde Yelpaze olmak anlamı nedir?

Fransızca'da Yelpaze olmak nedir ? : éventail