Yura nedir, Yura ne demek

Yura; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Rusça kökenli ura: Rusça harp nağrası; Allah Allah! (metinlerimizde geçtiği için buraya alınmıştır.).

Yura isminin anlamı, Yura ne demek:

Dağ sırtı. Yura ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Yura tanımı, anlamı

Yurak : Ayakkabı yaması

Yural : Yular.

Yurar : Yular.

Allah allah : Şaşma veya can sıkıntısı anlatan bir ünlem. Türk askerinin hücum narası.

Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.

Metin : Bir yazıyı biçim, anlatım ve noktalama özellikleriyle oluşturan kelimelerin bütünü, tekst. Basılı veya el yazması parça, tekst.

Allah : Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Tanrı. bir şey karşısında hayranlık veya yakarma bildiren bir söz.

Sırtı : Sentetik malzemelerden yapılan, uç, karın ve kuyruk kısmında olmak üzere 2-3 adet üçlü olta iğnesi taşıyan, genellikle yem balığı biçimli yüzer oltalar.

Rusça : Rus dili. Bu dille yazılmış olan.

Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

 

Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Bura : Bu yer.

Meti : Fıçı. Fıçı. (Sivrihisar Eskişehir).

Harp : Savaş.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Alın : Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.

Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

Alla : Allah.

Ura : Yufka açılırken, hamurun tahtaya yapışmaması için kullanılan kalın un. Uğur. Ora, orası. [Bakınız: uğra]. Bulgur gibi küçük ve ince duruma gelmiş tavlı toprak. Yaş bir şeyi kurutmak için üstüne serpilen kuru, ince toprak. Hamur yapışmaması için tahtaya serpilen un. Çıbanın iyileşmesi inancıyla yapılan işlem. Düş.

Dağ : Yer kabuğunun çıkıntılı, yüksek, eğimli yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü. Büyük üzüntü, acı. Kızgın bir demirle vurulan damga, nişan. İyileştirmek için vücudun hastalıklı bölümüne kızgın bir araçla yapılmış olan yanık.

 

Diğer dillerde Yunusbalığıgiller anlamı nedir?

İngilizce'de Yunusbalığıgiller ne demek ? : dolphins