Yurttaşlık özeği nedir, Yurttaşlık özeği ne demek

Yurttaşlık özeği; Şehir alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Genellikle kentlerin ilk kuruluş yıllarından kalmış olmakla birlikte sürekli bakım ve onarım görmüş olan ve bugün de kullanılmakta bulunan çağbilimsel ve dinsel değeri yüksek yapıların, kent- konağının ve öteki kamu yönetimi yapılarının yer aldığı kent çekirdeği.

Yurttaşlık özeği anlamı, kısaca tanımı

Yurt : Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum

Yurttaş : Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri, vatandaş.

Yurttaşlık : Yurttaş olma, bir yurtta doğup büyüme veya yaşamış olma durumu, vatandaşlık.

Kamu yönetimi : Devletin yönetim faaliyetlerinin yararlı ve verimli bir biçimde düzenlenmesiyle uğraşan bilim dalı, kamu idaresi, amme idaresi.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

 

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Yönetim : Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

Sürekli : Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî. Yumuşak. Uzun süreli olarak, daima.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Onarım : Onarma işi, tamirat, tamir. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme. Tarihî eser niteliği taşımayan yapıların onarılması, renovasyon.

Değeri : Kıymet, paha.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Dinsel : Dinî.

Yöneti : Yönetme işi.

Görmüş : Gören.

Kalmış : Evlenmemiş, yaşlı kız. Türlü nedenlerle savaşa katılmayıp İstanbul'da kalan kapıkulu askeri. Âciz, düşkün.

Öteki : Diğeri, öbürü. Öbür, diğer. Sözü edilen veya benzer iki nesneden önem ve konum bakımından uzakta olan. Mevcut kültürün içinde dışlanmış olan.

Diğer dillerde Yurttaşlık özeği anlamı nedir?

İngilizce'de Yurttaşlık özeği ne demek ? : civic centre