Çakışık duru nedir, Çakışık duru ne demek

Çakışık duru; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Nicem düzeneğinde, erkeleri eş olan ayrı nicem durularının her biri.

Çakışık duru kısaca anlamı, tanımı

Çakı : Açılıp kapanan bir veya birkaç ağızlı küçük cep bıçağı. Denizçakısı

Çakış : Çakma işi.

Çakışık : Çakışmış olan.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

Durul : Tortu. “Berrak, saf duruma gel” anlamında kullanılan bir isim”.

Erkel : Güçlü, kudretli el sahibi olan kimse.

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

 

Nicem : Planck katsayısıyla kendi sıksayısının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen erke niceliği. Planck değişmezi ile kendi sıklığının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen erke niceliği. Işılcık, akımmıknatıssal ışınım erkesi nicemidir. Planck durganı ile, kendi sıklığının çarpımına eşit büyüklükte, daha bölünemeyen birim erke niceliği. Yayılan ya da soğurulan erkenin en ufak niceliği, en ufak birimi. (Elektromıknatıslı ışımanın nicemi, ışıközüdür).

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Nice : Kaç, ne kadar. (ni'ce) Uzun süreden beri. (ni'ce) Nasıl. Birçok.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Düze : Doz.

Erke : Enerji. Pozitif bilimlerde iş başarma gücü, bir direnmeyi yenme gücü.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Her : Önüne geldiği ismin benzerlerini "teker teker hepsi, birer birer hepsi, birer birer tamamı" anlamıyla kapsayacak biçimde genelleştiren söz.

: Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner. Kuma, ortak. Arkadaş. Döl eşi. Birbirine düşman kimseler: Behey insan sen bunun eşi misin de bu kadar eksik tarafını arıyorsun. İnsan ve hayvanlarda doğum sırasında, bebek ya da yavrudan sonra gelen etsi madde, son, etene. İyi. Eş, benzer. Eğiş. Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocukla eş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar. Etene. Karı ve kocadan her biri. Arkadaş, dost, yâr. Nazır, benzer, şerik.

 

Diğer dillerde Çakışık duru anlamı nedir?

İngilizce'de Çakışık duru ne demek ? : degenerate state