Çapar ulak nedir, Çapar ulak ne demek

Teknik terim anlamı:

Haberi çabuk yetiştirmek için her menzilde atı ve binicisi değişen posta; tatar.

Çapar ulak kısaca anlamı, tanımı

Çapa : Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi

Çapar : Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.

Ulak : Haberci.

Yetiştirmek : Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak. Aceleyle ulaştırmak. İletmek, duyurmak. Sağlayıp vermek. Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek. Yetmesini sağlamak. Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek. Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek. Üretmek, büyütmek, geliştirmek. Çocuğun gelişip büyümesine özen göstermek. Eğitim, öğrenim sağlamak.

Yetiştirme : Yetiştirmek işi. Birinin koruyuculuğunda yetişen kimse.

Menzil : Yolculukta dinlenmek amacıyla durulan yer, konak. At değiştirmek veya konaklamak için kervanların ve posta tatarlarının indikleri bina veya han. Bir merminin ulaşabildiği uzaklık, erim (I). İki konak arasındaki uzaklık. Bir günlük yol. Ok atma yarışlarında erişilen mesafe. Ordunun cephe gerisi işlerinin bütünü.

 

Binici : Ata binen kimse.

Tatar : Postayı süren kimse. Tataristan'da, Batı Sibirya'da ve Rusya Federasyonu'nun değişik bölgelerinde yaşayan Türk soyundan bir halk ve bu halktan olan kimse.

Yetiş : “Amacına ulaş, isteğine kavuş” anlamında kullanılan bir isim.”.

Posta : Bir yere gelen veya bir yerden gönderilen mektup ve emanetlerin tümü. Bu emanetleri toplayan ve dağıtan kuruluş ve bu kuruluşun bulunduğu yer. Genellikle bu emanetleri götüren taşıt. Takım, kol. Bir sanayi veya ticaret işletmesinde aynı süre içinde çalışanların tümü. Hizmet nöbetinde bulunan er. Kez, defa, sefer. Vapur, tren, uçak vb. taşıtlarla yapılmış olan yolculuk. Yirmi dört saatlik çalışma gününün, çalışma bölümlerinden her biri, vardiya.

Haber : Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.

Çabuk : Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Tata : Kedi kovalama ünlemi. Çocuk dilinde şapka. 1.Çocuk dilinde iskemle. 2.Tahta. 1.Çocuk yemeği, mama. 2.Güveç. Dana dana : Tata nasılsın?. Peltek konuşan, kekeme. Tahta.

Habe : Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.

Yeti : İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.

 

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Post : Tüylü hayvan derisi. Bazı deyimlerde "can" anlamında kullanılan bir söz. Tarikatlarda şeyhlik makamı. Makam.

Bini : Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.

Atı : Düğün bahşişi. [Bakınız: kazmak].

Diğer dillerde Çapakbalığı anlamı nedir?

İngilizce'de Çapakbalığı ne demek ? : bream