Işımetkinlik nedir, Işımetkinlik ne demek

Işımetkinlik; Fizik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Dayanaksız kimi öğecik çekirdeklerinin kendiliğinden parçalanması özelliği.

Işımetkinlik anlamı, kısaca tanımı

Işım : Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti. Simşek

Işımetkin : Çekirdekleri doğal olarak ya da uyarılma ile alfa, beta, gama ya da önelcik, ortacık, eksicik, ılıncık gibi parçacıklar salımlayan (öğecik).

Işımetkinlik ısısı : Işımetkinlik olaylarından kaynaklanan ısıl erke.

İrkilmiş ışımetkinlik : Öğeciksel parçacıklarla dövülerek oluşturulan yapay ışımetkinlik.

Yapay ışımetkinlik : Yapay olarak türetilmiş yerdeşlerin ya da uyarılan çekirdeklerin. ışımetkinliği.

Kendiliğinden : İnsan eliyle ekilmeden yetişen, hudayinabit. Dış etkilerin zorlaması olmadan iç sebeplerle oluşan. İradesiz olarak gerçekleşen (hareket), spontane. (ke'ndiliğinden) Başka şeylerin etkisi olmaksızın, kendi kendine, bizatihi.

Parçalanma : Parçalanmak işi.

Dayanaksız : Dayanağı olmayan.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

 

Dayanak : Dayanılacak şey, istinatgâh, mesnet. Destek, dayanak noktası. Bir gerçekliğin onaylanması için olayların arkasında veya altında bulunan şey, kendisine bir şey yüklenilen, bir varlığa destek olan, altta bulunan temel. Bir iddiayı güçlendirmeye yarayan tanıt.

Dayana : Yenge.

Öğecik : Birkaç türü birleşince çeşitli kimyasal bileşikleri, özdecikleri; bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan, bir çekin ve birkaç eksicikten yapılmış temel tanecik. Bir öğenin kimyasal bağlanımlara giren en temel parçacığı. Bir R örgüsünde (kümeler dolamında) sıfırdan (boş kümeden) ayrımlı ve biçiminde hiçbir öğesi varlamayan öğesi.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Kendi : İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, zat. Kişinin özel olarak vurgulandığını anlatan bir söz. "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanılan bir söz. Yaptığı, giriştiği bir işte başkalarının herhangi bir etkisi bulunmadığını belirten bir söz.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

 

Kend : Kasaba, şehir.

Özel : Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî. Her zaman görülenden, olağandan farklı. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. Dikkate değer. Ayırt edici bir niteliği olan. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal.

Kimi : Birtakımı, bazısı, kimisi. Bazı.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Diğer dillerde Işımetkinlik anlamı nedir?

İngilizce'de Işımetkinlik ne demek ? : radioactivity