Ağır etkileşim nedir, Ağır etkileşim ne demek

Ağır etkileşim; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Ağırcik ve kimi ortacıkların arasında yer alarak, atom çekininin yapısını da kalımlı kılan temel kuvvet ve etkileşim türü.

Ağır etkileşim anlamı, tanımı

Ağır : Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.

Etkileşim : Birbirini karşılıklı olarak etkileme işi.

Kalımlı : Kalıcı, yok olmayan, ölümsüz, zevalsiz, baki, payidar.

Ortacık : Eksiciklerden birkaç yüz kez daha ağır, ancak ağırcıklardan on kez daha yeğin temel tanecik türü. Artı, eksi ya da sıfır yüklü, eksicikten 210-1000 kat büyük kütleli temel parçacık. Yaşam süreleri milyonda bir saniye basamağında olan ortacıkların çekirdeği oluşturan parçacıkların bağlanmasına katkıda bulunduğu sanılmaktadır.

 

Ortacı : Kütahya ili, Simav belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak şehrinde, Ormanlı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Çekin : Meşe ağaçlarında olan iri bir çeşit meyve. Bağ çubuklarının açılmak üzere bulunan gözlerini bitten korumak için kullanılan ökse. Omuz. Öğeciğin ağırlığını veren artı yüklü özek taneciği. A kütle numarası, Z öğecik numarası ve çekirdeksel erkesi ile belirlenen bir öğecik çekirdeği ya da belirli bir yerdeşi.

Kılan : Sert keçi kılı. Tiftik keçisi azmanı. Karar : Ne kılansız oğlan oldu. Yapılarda kullanılan, kısa ve kirişten daha ince ardıç dalı : Elin gözündeki çöpü görür de, kendi gözündeki kılanı görmez. Çevre, kıyı, kenar, uç. Tüyü bozulmuş, kılı çoğalmış tiftik keçi.

Alara : Bir çeşit kilim, çul.

Temel : Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Kalım : Kalma işi.

Teme : Tümden : Bu iş teme kaldı.

 

Kalı : Halı.

Kıla : Taşlanan demirin uç kısmında oluşan demir tozları. (Zeyve Söğüt Bilecik).

Atom : Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Diğer dillerde Ağır etkileşim anlamı nedir?

İngilizce'de Ağır etkileşim ne demek ? : strong interactions