Aydeş nedir, Aydeş ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Zayıf, cılız.
[Bakınız: aydaş].
Çirkin, vücudu uygun olmıyan.
Akşama kadar durmadan koşup oynıyan çocuk.
İğdiş.
Gelişmeyen, cılız bebek.
Aydeş anlamı, tanımı
Ayde : Çekil, yıkıl karşımdan, haydi haydi oradan anlamında ünlem
Aydeşmek : Tartışmada aksi cevap vermek, inatlaşmak. Kötülemek, uğraşmak. İtişmek, didişmek.
Durmadan : Ara vermeden, kesintisiz, sürekli.
Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.
Çirkin : Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.
Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.
Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.
Akşam : Gündüzün son ve gecenin ilk saatleri, akşam vakti, akşamleyin. Gece. Akşam ezanı. Akşam namazı. Akşam (bk. âşam). Gün batması ile tam karanlık olması arasındaki zaman.
Aydaş : Zayıf, cılız. Bacakları çarpık. Yaşına girmemiş çocuk. Aynı ay içinde doğan çocuklar. Anormal doğan çocuk. Şaşı. Gelişmeyen, cılız bebek. Sakat, çirkin kimse.
Cılız : Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.
İğdiş : Erkeklik bezleri çıkarılarak veya burularak erkeklik görevi yapamayacak duruma getirilmiş (hayvan ve özellikle at).
Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.
Durma : Durmak işi.
Bebek : Meme ya da kucak çocuğu. Sevgi bildiren bir seslenme sözü. Göz bebeği. Plastik, tahta, bez vb.nden yapılmış olan insan biçiminde oyuncak.
Geliş : Gelme işi.
Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.
Uygu : [Bakınız: bağıntı]. Uyum, uygunluk.
Kada : Kardeş. Ağabey. Kız kardeş, abla. Küçük kardeş. Arkadaş. Teyze. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Gönül, naz. Konuşmaya engel olan dilbağı : Dili kadalı olduğundan konuşamıyor. Sıra: Ahmet'in kadasını sen mi savdın. Kadar (bk. gadâ, kada kadar). Kadar. Kadar, bk. kadê, kadâr.
Çocu : Çocuğu.
Diğer dillerde Ayçiçeği yeşili anlamı nedir?
İngilizce'de Ayçiçeği yeşili ne demek ? : sunflower green

Bu kısımda Aydeş nedir? Aydeş ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aydeş tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aydeş hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.