Balkaymak nedir, Balkaymak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İki renkli, yollu ipek kumaş.

İyi, mesut, kavgasız dövüşsüz: Balkaymak geçinip giderler.

Balkaymak kısaca anlamı, tanımı

Balk : Şimşek: Balk oynayor. Gece açık havada ufkun herhangi bir yönünde görülen parıltı. Şimşek. Parıltı, parlayış

İki renkli : İki farklı renge sahip. İki ya da daha çok maddenin fiziksel yöntemlerle ayrılabilecek biçimde her hangi bir oranda bir araya gelmesi ile oluşan sistem.

Kavgasız : Kavgası olmayan. Çatışma, kavga olmadan.

Giderler : Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Geçini : . . . den sonra anlamında kullanılır: Öğle geçini.

Dövüş : Dövme işi. Tokat, yumruk, tekme gibi saldırışlarla yapılmış olan kavga.

Kumaş : Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma. Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme.

Yollu : Yolu herhangi bir nitelikte olan. Kuralına uygun. Kolayca elde edilen kadın. Herhangi bir nitelikte, biçimde. Parası olan. Çizgili. Hızlı giden (taşıt).

Mesut : Mutlu, sevinçli, ongun.

 

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Kavga : Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.

İpek : İpek böceği kozaları çözülerek çıkarılan ve dokumacılıkta kullanılan çok ince, esnek ve parlak tel. Bu telden yapılmış.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Geçi : Keçi. Makas. Oynatılan orta kadını. Kız. Avam, halk. Haddeleme işleminde, haddelenen parçaların haddelerden bir kez geçişi.

Kuma : Aynı erkekle evli olan kadınların birbirine göre adı, ortak.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

İyi : İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Esen, sağlıklı. İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Yeterli, yetecek miktarda olan.

İki : Birden sonra gelen sayının adı. Birden bir artık. Bu sayıyı gösteren 2 ve II rakamlarının adı.

Diğer dillerde Balkanizasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Balkanizasyon ne demek ? : balkanization

Almanca'da Balkanizasyon ne demek ? : balkanisierung

Fransızca'da Balkanizasyon nedir ? : balkanisation