Bedensel olgunluk nedir, Bedensel olgunluk ne demek

Bedensel olgunluk; Eğitim alanında kullanılan bir sözcüktür.

Eğitim alanındaki anlamı:

Bedence gelişmenin son ya da en yüksek basamağına erişmiş olma durumu.

Bedensel olgunluk anlamı, kısaca tanımı

Beden : Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Giysilerde ölçü. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Kale duvarı

Bedensel : Bedenle ilgili, bedenî.

Olgu : Birtakım olayların dayandığı sebep veya bu sebeplerin yol açtığı sonuç, vakıa. Edebî eserlerde olayı geliştiren davranış, iş. Varlığı deneyle kanıtlanmış şey.

Olgun : Yenecek duruma gelmiş (meyve). Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil. Tamamlanmış, iyice işlenmiş (yazı, düşünce vb.).

Olgunluk : Meyvelerin olgun, yenilebilir olma durumu. İnsanların bilgi, görgü ve hoşgörü bakımından gereği kadar gelişmiş olma durumu, yetkinlik, kemal.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Bedence : Beden bakımından.

Erişmiş : Keramet sahibi, veli.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

 

Basama : Çocuk yürütme arabası.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Geliş : Gelme işi.

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı.

Basa : Fazla, baskın, üstün: Yemeğe yağı kısa, tuzu basa koy. Arkasından, hemen sonra: Ahmedin izi basa ben de geldim. Fazla, üstün, baskın. Arka.

Olma : Olmak işi.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Eriş : Erme işi.

Son : Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı. Döl eşi. En arkada bulunan. Bir şeyin en arkadan gelen bölümü, bitimi, nihayet, akıbet. Artık ondan ötesi veya başkası olmayan. Uç, sınır. Olanca. Ölüm.

Diğer dillerde Bedensel olgunluk anlamı nedir?

İngilizce'de Bedensel olgunluk ne demek ? : physical maturity