Briga koyunu nedir, Briga koyunu ne demek

Briga koyunu; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İtalya-Fransa sınır Alplerindeki Briga bölgesinde yetiştirilen, vücudu beyaz, burun, ağız ve boyun civarı sarı-kahverengi, baş ve bacaklarda kırmızı-koyu kahve siyah lekeler bulunan, kulakları orta büyüklükte, boynuzları erkeklerde kuvvetli, dişilerde kısa ve arkaya dönük, süt verimi için yetiştirilen koyun ırkı.

Briga koyunu anlamı, tanımı

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.)

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Kuvvetli : Gücü çok olan, zorlu, şiddetli. Saygın, nüfuzlu. Etkili. Görevini iyi yapan, keskin. Sağlam, dayanıklı olan. Çok etkileyici. Üstün, donanımlı.

Büyüklük : Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

 

Boynuz : Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.

Kuvvet : Fiziksel güç, takat. Güç. Bir ülkenin silahlı gücü. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Şiddet, zor, cebir. Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik.

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Kuvve : Düşünce, niyet. Bir devletin silahlı kuvvetlerinin durumu veya gücü. Yeti.

Sarık : Sarılarak meydana getirilen başlık. Kavuk, fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent, şal vb.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Kırmı : Kene.

Yetiş : “Amacına ulaş, isteğine kavuş” anlamında kullanılan bir isim.”.

Dönük : Dönmüş, çevrilmiş kimse. Yönelmiş. Su çevirisi. Cüzam hastalığı. Ayak altında ezilmekten meydana gelen yara. Hastalık sebebiyle renk sararması. Çirkin. Yaramaz. Huysuz, asıkyüzlü kişi. Sözüne güvenilmeyen, sözünde durmayan. Din değiştirmiş kimse, dönme. Tersine çevrilmiş. Eğri, eğrilmiş. Kılıksız, kıyafetsiz kimse.

 

Arkay : Yükselen. Çeşitli yönlere doğru çıkık bir durumda olan.

Siyah : Kara, ak, beyaz karşıtı. Bu renkte olan. Baskıda başka harflerden daha kalın görünen harf türü.

Verim : Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman. Elde edilen ürün, hizmet vb.yle onu elde etmek için harcanan iş arasındaki oran. Ortaya çıkan, istenilen, beklenilen sonuç, semere.

Kahve : Kök boyasıgillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç (Coffea arabica). Bu çekirdeklerin kavrulup çekilmesiyle elde edilen toz. Bu tozla hazırlanan içecek. Kahve, çay, ıhlamur, bira, nargile içilen, hafif yiyecekler bulunduran, tavla, domino, bilardo, kâğıt vb. oynanan yer, kahvehane, kıraathane. Bu ağacın meyvesinin çekirdeği.

Kulak : Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri. Varlıklı Rus köylüsü. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği.

Diğer dillerde Briga koyunu anlamı nedir?

İngilizce'de Briga koyunu ne demek ? : briga sheep