Buzyalağı nedir, Buzyalağı ne demek

Buzyalağı; Coğrafya, Jeoloji alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Coğrafya'daki terim anlamı:

Yüksek dağlarda kalıcı kar ve buzulun birlikte oluşturduğu, arkası ve yanları dik, önü açık çember biçimli çukurluk.

Jeoloji'deki terim anlamı:

Yüksek dağlarda buzullarla kazılmış, dik çeperli, önünde bir eşik bulunan kazan biçimindeki derin oyuk.

Buzyalağı kısaca anlamı, tanımı

Buzyalağı buzulu : Kimi dağlarda görülen, beslenmenin yetersizliği nedeniyle yalnız buzyalağını dolduran, dil bölümü bulunmayan buzul türü

Buzyalağı gölü : Buzulların oluşturdukları yalakları dolduran göl.

Yüksek dağlar : Eksenucu dolayları dışında kalan bölgelerde, sürekli kar sınırını aşan, buzul taşıyan ve daha alçak kesimlerinde dördüncü çağ buzullaşmasının izlerini taşıyan dağlar.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Çukurluk : Çukur olma durumu. Çukur yer.

Çukurlu : Çukuru olan.

Çeperli : Çeperi olan, çeperle çevrili bulunan.

Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

 

Kalıcı : Sürekli, geçici karşıtı. Bir süre için belli bir yerde kalan, konuk, gidici karşıtı. Her zaman geçerliğini sürdürecek olan.

Çember : Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

Önünde : Oyun alanının seyirciye en yakın düzeyi.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Kalıc : Arapça kökenli galıç: Orak.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Çukur : Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. Mezar. Çene ve yanaktaki gamze.

Buzul : Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.

Çeper : Çit. Bağ çubuğu, çalı çırpı. Sebze bahçesi. Zar. Ahlaksız, huysuz, geçimsiz kimse.

Kazıl : Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim.

Diğer dillerde Buzyalağı anlamı nedir?

İngilizce'de Buzyalağı ne demek ? : cirque