Düşme dengesi nedir, Düşme dengesi ne demek

Düşme dengesi; Kimya alanında kullanılan bir sözcüktür.

Kimya'da terim anlamı:

Yerçekimi nedeniyle taneciklerin dibe doğru inme hızlarıyla, yayınım eğilimiyle yukarı doğru devinim hızlarının eşit olma durumu.

Düşme dengesi kısaca anlamı, tanımı

Deng : Denk, eşit, uygun. Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın. Denk, eş

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Düşme : Düşmek işi.

Yerçekimi : Yer'in çekme kuvveti. Yer kabuğunun kütleye uyguladığı çekim kuvveti.

Devinim : Devinme işi, hareket. Zaman içinde durum değiştirme. Bir toplumdaki olayların ana özelliğini, varlık biçimini belirleyen toplumsal süreçlerin bütünü. Bir düşünce sürecinin başlaması, hareket. Durağan bir noktaya göre devinmekte olan bir nesnenin durumu, devim, hareket. Bir ruh durumundan başka bir ruh durumuna geçiş.

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Yayınım : Yayınma.

Yukarı : Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı. Benzerleri arasında üstte bulunan. Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan.

 

Eğilim : Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.

Yayın : Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete vb., neşriyat. Radyo ve televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen eser, program, neşriyat.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Hızla : Çabucak.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Devin : Hareket, kımıldanış. Çaba, gayret.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Yuka : İnce açılmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Zayıf, ince, dayanıksız, hafif. İnce, sığ. [Bakınız: yufka]. İncelikli, duyarlı kimse. Hoppa. İnce, dayanıksız. Yufka. 1.Yufka (ekmek). İnce, incecik. Derin olmayan, sığ.

Devi : Deve. Tokacın iki ölünokta arasında gittiği yol.

Nede : Nerede. Nerede?.

Olma : Olmak işi.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Diğer dillerde Düşme dengesi anlamı nedir?

İngilizce'de Düşme dengesi ne demek ? : sedimentation equilibrium