Davulga nedir, Davulga ne demek

Davulga; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

[Bakınız: davulgu].

Kırmızı kabuklu sert ve dayanıklı bir ağaç.

Kocayemiş ağacı ve meyvesi.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Afyon şehrinde, Davulga bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Afyon ilinde, Hocalar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Davulga anlamı, tanımı

Davu : Konu, konuşulan şey. Beddua, ilenç

Davul : Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.

Davulga üzümü : Kocayemiş ağacı ve meyvesi.

Dayanıklı : Dayanabilen, sağlam, güçlü, mukavim, zorlu, stabil. Metanetli, metin, mütehammil.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Kırmızı : Al, kızıl renk. Bu renkte olan.

Hocalar : Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.

Dayanık : Kuvvetini kaybetmiş, yürümeye gücü kalmamış olan (hayvan).

Kabuklu : Kabuğu olan.

Davulgu : Kocayemiş ağacı ve meyvesi. Malatya ilinde, Hasançelebi nahiyesine bağlı bir bölge.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

Kırmız : Kırmız böceğinden çıkarılan parlak al boya, çiçek boyası.

Ağacı : Ağabey, büyük erkek kardeş. Zakkum.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Afyon : Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

 

Diğer dillerde Davul sesi anlamı nedir?

İngilizce'de Davul sesi ne demek ? : tympanic sound