Demeli nedir, Demeli ne demek

Demeli; Gösteri, Tiyatro, Yazın alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Tiyatro'daki anlamı:

Her sözün başına "demeli" ekleyen tip.

Teknik terim anlamı:

Her tümcenin başına demeli ekleyen gölge oyunu tipi.

Canlı, cansız karşıt varlıkları konuşturma yolu ile oluşturulan koşuk (yer ile gök, kız ile gelin, yaz ile kış gibileri en çok kullanılan konulardır. Her dörtlüğün başında, söz kimde ise belli edilir: "Kız der ki", "Gelin der ki" gibi).

Demeli ile ilgili Cümleler

    Demel ile ilgili Cümleler

    • Onlara ne demeliyim?
    • Kaç defa sana demeliyim?
    • Ali "teşekkür ederim" demeliydi.
    • Nasıl demeliyim?
    • Kaç kez sana demeliyim?
    • Kaç sefer sana demeliyim?
    • Jane şişman ve kaba ve çok sigara içiyor. Fakat, Ken onun güzel ve çekici olduğunu düşünüyor. Aşkın gözü kördür demelerinin nedeni bu.
    • Kaç kere sana demeliyim?
    • Kim arıyor demeliyim?
    • İspanyol yerine Meksikalı mı demeliydim?
  • Ona hayır demeliydim.
  • İspanyol yerine Meksikalı mı demeliydim?
  • Kaç kere sana demeliyim?
  • Kaç defa sana demeliyim?
  • Ali "teşekkür ederim" demeliydi.
  • Nasıl demeliyim?
  • Kaç sefer sana demeliyim?
  • Kaç kez sana demeliyim?
  • Kim arıyor demeliyim?
  • Onlara ne demeliyim?

Demeli kısaca anlamı, tanımı

Demel : Ara: Bu iki evin demeli az

Deme : Demek işi. Anlam. Atasözü. Genellikle Alevi şairlerin tarikatlarıyla ilgili konuları işleyen şiirlerine, kendilerince verilen ad. Halk edebiyatında şiir. Ağıt.

 

Gölge oyunu : Geriden ışıkla aydınlatılmış bir perde arkasında hareket ettirilen resimlerin gölgelerinden yararlanılarak oynatılan oyun.

Konuşturma : Konuşturmak işi.

Varlıklar : Bir tecimenin ya da ortaklığın para ile değerlendirilebilen malları ve haklarının toplamı. Bir tecimen ya da ortaklığın toplanabilecek alacaklarını da kapsamak üzere belirli bir süredeki taşınır ve durağan mallarının tümünün para olarak karşılanabilen değeri.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

Dörtlü : Dört parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dört tane bulunan. Dört kişiden oluşan müzik topluluğu, kuartet. Taşıtlarda uyarı için dört sinyal lambasının aynı anda yanıp sönmesini sağlayan düzen, flaşör. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde dört işareti bulunan kâğıt veya pul.

Başına : Yalnızca, Tek basma.

Cansız : Canını yitirmiş, ölmüş. Güçsüz, mecalsiz bir biçimde. Canlı olmayan (varlık), camit. İlgi uyandırmayan, sönük. Durgun.

Varlı : Varlıklı. [Bakınız: varlu]. Kars kenti, Digor ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Koşuk : Şiir. Koşma, türkü.

 

Tümce : Cümle.

Başın : Başta, önce, en başta3 ilkin.

Gibil : Gibi.

Konuş : Konma işi. Konum. Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi.

Gelin : Evlenmek için hazırlanmış, süslenmiş kız veya yeni evlenmiş kadın. Aileye evlenme yoluyla girmiş olan kadın.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Diğer dillerde Demekoloji anlamı nedir?

İngilizce'de Demekoloji ne demek ? : demecology