Dinçer nedir, Dinçer ne demek

Dinçer; İsim, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Dinçer isminin anlamı, Dinçer ne demek:

Gücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse. Dinçer ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Şanlıurfa kenti, Demirci bucağına bağlı bir yer.

Dinçer kısaca anlamı, tanımı

Dinç : Gücü ve sağlık durumu yerinde, canlı, zinde, tendürüst, tüvana. Canlı, zinde bir biçimde

Dinçerk : Gücü ve sağlık durumu yerinde olan kimse.

Şanlıurfa : Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Demirci : Demir satan, demir eşya yapan veya onaran kimse. Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.

Sağlık : Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet. Sağ, canlı, diri olma durumu.

Şanlı : Tanınmış, ünlü. Yüce, ulu, büyük. 1.Onurlu, ünlü. 2.Ahlaksız kadın. Ünlü, tanınmış kimse. Diyarbakır şehrinde, Silvan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Mardin kenti, Mazıdağı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa şehri, Akçakale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

 

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Demi : Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Gücü : Bez tezgâhında ipliği ayarlayan tezgâh tarağı.

Kent : Şehir. Site.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

 

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Dinarik ırk anlamı nedir?

İngilizce'de Dinarik ırk ne demek ? : dinaric race