Hızlandıran çoğaltan modeli nedir, Hızlandıran çoğaltan modeli ne demek

Hızlandıran çoğaltan modeli; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Otonom harcamalarda meydana gelen bir değişmenin çoğaltan tarafından geliri, gelirin de hızlandıran ilkesiyle yatırımları etkilediği, diğer bir deyişle hızlandıran ilkesi ile çoğaltının karşılıklı ilişkilerini gösteren model.

Hızlandıran çoğaltan modeli kısaca anlamı, tanımı

Çoğa : Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru

Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

Çoğaltan : Çarpan. Gelir harcama modelinde, otonom kalemlerin herhangi birinde ortaya çıkan değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük etkiyi gösteren, 1931 yılında ilk kez Richard F. Kahn tarafından geliştirilen ve daha sonra da J. M. Keynes tarafından ayrıntılandırılarak kullanılan katsayı. Bu katsayı otonom harcamanın türüne göre farklı terimlerle tanımlanmaktadır.

Hızlan : “Hız kazan, hızını artır” anlamında kullanılan bir isim”.

Hızla : Çabucak.

Model : Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Otomobil vb.nde tip. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Benzer. Biçim. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Manken.

 

Hızlandıran ilkesi : Milli gelirde ortaya çıkan bir artışın, hızlandıran katsayısına bağlı olarak yatırımları artırma ilkesi. karşılığı hızlandıran modeli.

Otonom harcamalar : Gelir harcama modelinde, reel gayrisafi yurtiçi hasıla ve faiz oranlarından bağımsız olarak yapılan tüketim, yatırım, hükümet harcaması ile dışalım ve dışsatım harcamaları.

Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.

Karşılık : Bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı, gerektirdiği başka davranış, mukabele. Bir iş için ayrılmış para, ödenek, tahsisat. Bir şey alınırken karşı tarafa verilen başka şey, bedel. Cevap, yanıt. Bir dildeki bir sözü başka bir dilde aynı anlamda karşılayan söz.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Yatırım : Yatırma işi. Bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılmış olan davranış. Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılmış olan yeni eklemeler, envestisman. Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma, mevduat, plasman.

 

Harcama : Harcamak işi, sarf. Bir şey almak için elden çıkarılan para, gider.

Çoğaltı : Basımevinin bulunmasından önce yazmaların elle çoğaltılması işi.

Değişme : Değişmek işi. Değişim.

Yatırı : Yıkılmış, kesilmiş, kuru kütük. Eğimli.

Otonom : Özerk.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Diğer dillerde Hızlandıran çoğaltan modeli anlamı nedir?

İngilizce'de Hızlandıran çoğaltan modeli ne demek ? : accelerator multiplier model