Haketme nedir, Haketme ne demek

Haketme; Maliye alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Ödeme istemi.

Kırılma, dökülme gibi olaylar nedeniyle yasaları ya da sözleşmeleri gereğince yapılması gereken ödeme.

Haketme ile ilgili Cümleler

  • Belki de yaşamayı haketmeyen sensin, olamaz mı?
  • Çok eşli olan insanlar, gayler, eş değiştirenler peki bu insanların mutluluğu haketmediğine kim karar verdi?
  • Haketmeyene zarar gelmeyecek.
  • Ben seni haketmediğimi biliyorum.
  • Ben de bir özür haketmedim mi?

Haketme kısaca anlamı, tanımı

Ödeme istemi : Günü gelmiş bir alacağın ödenmesinin borçlusundan istenilmesi

Gereğince : Gereği gibi, gereğine göre, gerektiği gibi, mucibince.

Sözleşme : Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.

Kırılma : Kırılmak işi. Saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçen ışının doğrultusunu değiştirmesi. Yürürken salınma, nazlı yürüyüş.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Dökülme : Dökülmek işi.

Gereği : Pazar.

İstemi : Büyük bakır güğüm. Testi.

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

 

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

İstem : Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, talep, arzu. İrade veya isteğin eylem durumunda belirmesi. Tüketicinin piyasadan mal çekmesi.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Ödem : Dokularda genellikle yüzde, ellerde, ayaklarda ve bazı iç organlarda aşırı miktarda sıvı birikmesi.

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Diğer dillerde Haketme anlamı nedir?

Osmanlıca Haketme : daim, istihkak