Heterozigotluk nedir, Heterozigotluk ne demek

Heterozigotluk; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Belirli bir karaktere ilişkin belirli bir lokusta farklı allellere sahip olma durumu.

Heterozigotluk anlamı, tanımı

Hete : Hata, yanlışlık

Hetero : Yunanca diğer anlamına gelen ön ek. Farklılığı veya benzemezliği ifade eden Latince bir ön ek.

Heteroz : [Bakınız: melez azmanlığı]. Melez azmanlığı.

Heterozigot : Belli bir alel çift ya da alel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan birey. Belli bir allel çift veya allel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan birey. Belli bir allel çifti veya allel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan birey. En az bir çift değişik alel gene sahip olan organizma.

Karakter : Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

 

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Farklı : Farkı olan, aralarında fark bulunan, değişik, ayrımlı.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Lokus : Belli bir gen ya da bu genin alellerinden birinin kromozom üzerinde bulunduğu düşünülen yer. Kromozomların üzerlerinde genlerin bulunduğu özel yerler. Yer. Genlerin DNA üzerindeki fiziksel yerleşim yeri.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Karak : Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Sahi : Gerçekten, gerçek olarak.

Olma : Olmak işi.

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

Beli : Evet.

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

 

Fark : Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık, ayrım, nüans. Çıkarma işleminin sonucu. Ayrım.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Heterozigotluk anlamı nedir?

İngilizce'de Heterozigotluk ne demek ? : heterozygosity