İştah bozukluğu nedir, İştah bozukluğu ne demek

İştah bozukluğu; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Fosfor eksikliği ve diğer faktörlere bağlı olarak gelişen, yem niteliğinde olmayan süprüntü, kıl, gübre, odun gibi maddeleri yemeyle belirgin bir beslenme bozukluğu.

İştah bozukluğu anlamı, tanımı

İşta : İşte!

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

İştah : Yemek yeme isteği. Cinsel istek ya da arzu.

Beslenme bozukluğu : Bazı organ ve dokularda veya organizmanın bütününde şekil veya çalışma düzensizliği meydana getiren, bir veya birkaç beslenme görevinin bozulması.

Beslenme : Vücut için gerekli besin maddelerini alma.

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

Süprüntü : Temizlik yapıldığında toplanan toz ve çöp, çer çöp. Bayağı, aşağılık şey ya da kimse.

Gelişen : Hakkâri şehrinde, Şemdinli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Eksikli : Kendisine bir şey gerekli olan, muhtaç. Kadın.

Faktör : Etmen. Etken.

Fosfor : Atom numarası 15, atom ağırlığı 30,97, yoğunluğu 1,83 olan, yarı saydam, bal mumu kıvamında, karanlıkta ışıldayan, sarımsak kokulu, zehirli bir element (simgesi P).

 

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Gübre : Verimini artırmak için toprağa dökülen her türlü hayvan dışkısı, kimyasal veya bitkisel madde, kemre.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Geliş : Gelme işi.

Diğer : Başka, özge, öteki, öbür.

Eksik : Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

Diğer dillerde İştah bozukluğu anlamı nedir?

İngilizce'de İştah bozukluğu ne demek ? : depraved appetite