İştampa nedir, İştampa ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Badanacılarca kullanılan, duvarda nakış yapmaya yarayan, mukavva üzerine çizilerek oyulmuş çiçek ve benzerleri şekiller.
İştampa anlamı, tanımı
Badanacı : Geçimini badana yapmakla kazanan kimse.
Mukavva : Kalın karton.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.
Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
Badana : Duvarları boyamak için kullanılan sulandırılmış kireç veya boya.
Çiçek : Bir bitkinin, üreme organlarını taşıyan çoğu güzel kokulu, renkli bölümü. Çiçek açan kır veya bahçe bitkisi. İrinli kabarcıklar dökerek yüzde izler bırakan ateşli, ağır ve bulaşıcı bir hastalık. Davranışları hafif, toplum kurallarına uymayan kimse. Süblimleşme veya çiçeksime yoluyla elde edilen toz.
Nakış : Genellikle kumaş üzerine renkli iplikler veya sırma ve sim kullanarak elle, makineyle yapılan işleme, el işi, ince iş. Özellikle duvar ve tavanları süslemek için yapılan resim. Beste ve semainin, dört yerine iki haneli olanı. Hile. İpekböceğinin üçüncü değişim uykusu, küçük aladı. (Resim). Osmanlılarda, resim, duvar resmi ve süsleme. Bugün, kadınların yaptıkları elişleri. a. bk. bezekleme, örge. Renkli keçe kalıbı. (Bor Niğde).
Badan : Kale, sur.
Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.
Yapma : Yapmak işi. Yapay. Yapmacık. Tezek. Bulgurla yapılmış, yuvarlak ve yassı köfte. Sır, gizem. Elle biçim verilen tezek. Tezek, kerme (Çayağzı).
Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.
Şekil : Biçim. Davranış biçimi, tutum, yol, tarz. Bir kavramın, düşüncenin, olayın veya işin değişik oluş biçimi. Toplumsal bir bütünün kuruluş biçimi. Bazı matematiksel varlıkların gösterilmesine yarayan resim. Bir konuyu açıklamaya yarayan resim veya çizim. Anlatım biçimi.
Nakı : Hangi?. Hangi.
Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.
Muka : Kaydırak oynarken kale içine konulan sivri taş parçası.
Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.
Çizi : Çizgi. Tutum, davranış. Saban demirinin toprakta bıraktığı iz.
Bada : Beceriksiz, iş bilmez, tertipsiz, şaşkın. Savrulmak üzere yığılmış ekin, tınaz. Bardak.
Duva : Dua.
Diğer dillerde İştah yitimi anlamı nedir?
İngilizce'de İştah yitimi ne demek ? : anarexia


Bu kısımda İştampa nedir? İştampa ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca İştampa tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz İştampa hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.