İkonoskop nedir, İkonoskop ne demek

İkonoskop; Kimya, Televizyon alanlarında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Görünür olmayan ışınları (X-Ray), lüminesans ekranına çarpması ile görünür ışığa çeviren alet.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

İkonoskop ışıtaçlı alıcı.

Havası boşaltılmış bir ışıtaç içindeki elektron topu ile mozaikten oluşan ve televizyon alıcılarında kullanılan resim çözümleyici ışıtaçların ilki.

İkonoskop anlamı, tanımı

İkon : Bilgisayarda kullanılacak herhangi bir programı simgeleyen küçük resim

Resim çözümleyici : Amerikalı P.T. Farnsworth'un 1934'te Nipkow çarkını temel alarak geliştirdiği ve mekanik televizyon ile elektronik televizyon arasında köprü sayılan elektronik resim çözümleyici.

Elektron topu : Bir alıcı ya da almaç ışıtacının boyun bölümünde yer alan ve eksiuç, Wenhelt silindiri, artıuçtan oluşan parça.

Çözümleyici : Çözümleme yapan kimse, tahlilci, analist.

Televizyon : Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.

Lüminesans : Çeşitli fiziksel etkilerin altında oda sıcaklığında ışığın yayılması. Yüksek sıcaklıkta oluşan emisyonların dışında ışığın her türlü yayılışını ifade eden bir terim, fosforesans ve floresans buna dahildir. [Bakınız: ışıldama].

 

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Boşaltı : Boşaltım. Vücuttan atılan dışkı, balgam, idrar vb. atıkların genel adı.

Görünür : Görünen, gözle görülebilen. Belli, apaçık göze çarpan.

Işıtaç : Havası boşaltılmış cam şişe içinde elektrik akımı ile akkor duruma gelerek ışık veren aygıt. Tiyatro ışıldaklarında bunların çeşitli amaçlara yönelik olanları vardır. Elektriksel ya da kimyasal erkeyi ısıya dönüştürerek ışık veren aygıt. Sinema ve televizyon çalışmalarının çeşitli aşamalarında, özellikle aydınlatmada, yapma ışık kaynağı olarak kullanılan ve değişik yapıda, boyda, güçte çeşitleri olan aygıt. (Genellikle, havası boşaltılmış ya da içinde özel bir gaz bulunan camdan bir kap içinde bir telin elektrik akımıyla akkor duruma geçirilmesiyle çalışır). [Bakınız: alıcı ışıtacı]. [Bakınız: almaç ışıtacı].

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Mozaik : Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi. Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.). İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası. Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu. Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta. Bu iş için kullanılan mermer parçaları.

Çarpma : Çarpmak işi. Kuyu çengeli biçiminde beş kollu büyük olta iğnesi. Dört işlemden biri, çarpmak işlemi, darp. Alaturka müzikte temel notaların arasına sıkıştırılmış ve usulü bozmayan, tek perdelik küçük fazlalık.

 

Görün : Mezar, mezarlık.

Ekran : Üzerine bir cismin ışık yoluyla görüntüsü düşürülen, saydam olmayan düz yüzey, görüntülük. Televizyon camı, görüntülük. Beyaz perde, görüntülük.

Havas : Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.

Resim : Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Tören. Fotoğraf. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Açık gösterge, kesin sonuç.

Çözüm : Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal. Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar. Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi.

Diğer dillerde İkonoskop anlamı nedir?

İngilizce'de İkonoskop ne demek ? : iconoscope