Kırma yazı nedir, Kırma yazı ne demek

Kırma yazı; Kitaplık alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Genellikle, harf kıvrımları yazı kurallarına uymayan, uçları ve bitişme yerleri kırık bir yazı türü. (örneğin sülüs kırması, nesih kırması, ta'lik kırması gibi.).

Kırma yazı kısaca anlamı, tanımı

Kırma : Kırmak işi. Basılı kâğıtları forma durumuna getirmek için belli yerlerinden bükme ve katlama işi. Kırılmış ya da dövülmüş tahıl. Ortasından kırılarak doldurulan (tüfek). Ot bitmeyen bayır. Pili. Melez. Yabancı etkilerle özgün niteliğini yitirmiş olan

Yazı : Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü. Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü. Düz yer, ova, kır. Yazgı. Harfleri yazma biçimi. Alfabe. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale.

Örneğin : Söz gelişi.

Bitişme : Bitişmek işi, ittisal.

Kıvrım : Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm. Ayrım, dönemeç. Bir tatlı türü. Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası.

Nesih : Kaldırma, hükümsüz bırakma. Arap harflerinin, basımda ve yazma kitaplarda en çok kullanılan türü.

Sülüs : Üçte bir. Arap alfabesiyle yazılan bir tür süslü yazı. Erata yolculuklarda indirim sağlayan belge.

 

Talik : Asma, yukarı kaldırma. Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma. Arap alfabesinde geliştirilen, yatık olarak yazılan yazı türlerinden biri. Bu tür yazı ile yazılmış. Belli bir zamana bırakma, erteleme.

Kural : Bir sanata, bir bilime, bir düşünce ve davranış sistemine temel olan, yön veren ilke, nizam. Davranışlarımıza yön veren, uyulması gereken ilke.

Bitiş : Bitme işi. Bir müzik parçasının son bölümü, final.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Kırık : Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

Uyma : Uymak işi, intibak, riayet, tebaiyet, tevafuk.

Sülü : Çelikçomak oyununda kullanılan kısa ve uçları sivri çubuk. Aptal, mıymıntı, sünepe. Süleyman adının bozulmuş biçimi.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

Tali : İkinci derecede olan, ikincil.

Gene : Yine.

Kura : İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme. Kime veya neye isabet edeceği önceden belli olmayan bir çekimle sonucu belirleme.

Diğer dillerde Kırma yazı anlamı nedir?

Osmanlıca Kırma yazı : şikeste