Kulisler nedir, Kulisler ne demek

Kulisler; Gösteri alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Sahnenin iki yanında, dekorun görüngüsünü tamamlayan ve derinliği sağlayan, yerleri değişebilir çerçeveler.

Bu çerçeveler arasındaki oyuncuların girip çıktıkları geçitler. 3 -Dekorun arkasında kalan sahne oylumu.

Kulisler tanımı, anlamı

Kuli : Hindi. Sıpa. [Bakınız: kulun]. Kardeş : Benim kulim. At ve eşek yavrusu. Yeni doğmuş at yavrusu, tay

Kulis : Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm. Borsa dışında alışveriş yeri. Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması. Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılmış olan yer.

Tamamlayan : Eksik kısmı tamamlayan.

Geçitler : Bolu ili, Gerede belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Görüngü : Duyularla algılanabilen her şey, fenomen, numen karşıtı.

Çerçeve : Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.

 

Oyuncu : Herhangi bir oyunda oynayan kimse. Sinema, perde veya bir gösteride rol alan sanatçı, aktör, aktris. Çok oyun yapan, oyundan oyuna geçen (kimse). Düzenci, hileci. Oyunu seven.

Görün : Mezar, mezarlık.

Oylum : İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş. Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekân karşılığı. Hacim.

Tamam : Bütün, tüm. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Evet. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Yanlış ve yalan olmayan, doğru.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Dekor : Tiyatro, sinema ve televizyonda sahneye konulan eserin yazıldığı yerin ve geçtiği çağın özelliklerini belirleyen perde, aksesuar vb. ögelerin bütünü. Görünüş, manzara. Bir yere süsleme amacıyla verilen düzen.

Sahne : İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Görüntü. Tanık olunan, gözlenen olay.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Çıktı : Üretim sonucu ortaya çıkan ürün, girdi karşıtı. Bilgisayarda yazılan bir metnin kâğıda dökülmüş biçimi, çıkış. Mezuniyet belgesi. Artık.

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Geçit : Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.

Diğer dillerde Kulisler anlamı nedir?

İngilizce'de Kulisler ne demek ? : wings