Laminler nedir, Laminler ne demek
Laminler; Biyoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.
Biyoloji'deki anlamı:
Çekirdek kılıfı altında bir grup ara filamentin oluşturduğu ağ yapısında bulunan, lamin A, B, C tipleri olan, mitoz bölünme sırasında çekirdek kılıfının oluşmasında rol oynayan bir grup protein.
Laminler tanımı, anlamı
Lami : Tanesiz taze fasulye. Parıldayan, parlak, parıltılı
Çekirdek kılıfı : Çekirdeği çevreleyen, biri sitoplâzmaya diğeri nükleoplâzmaya bakan, yer yer porlarla delinmiş, sitoplâzmaya bakan yüzeyinde ribozomlar bulunan, çift zardan oluşmuş yapı. Çekirdeği çevreleyen sitoplazma ve çekirdek öz suyuna bakan çift zardan oluşmuş yapı. Kaba endoplazmik retikulumla devamlılık durumundadır.
Mitoz bölünme : Mitoz.
Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.
Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.
Filament : [Bakınız: iplik]. İplik biçiminde ince uzantı, lif biçiminde ince uzun oluşum.
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Bölünme : Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.
Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.
Oluşma : Oluşmak işi, teşekkül.
Mitoz : Karyokinez. Ökaryot hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi. Kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz safhalarını geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları. Sentriyol bulunan hücrelerde mitoza astral mitoz, sentriyol bulunmayan hücrelerde ise anastral mitoz denir. Mitozu takiben sitoplâzma bölünmesi (sitokinez) ile hücre iki oğul hücreye ayrılır. Ökaryotik hücrelerin tipik çekirdek bölünmesi, kopyalanarak sayısı iki katına çıkmış olan kromozomların profaz, metafaz, anafaz ve telofaz everelerini geçirdikten sonra bölünerek diploit sayıda kromozom kapsayan iki oğul çekirdeğe ayrılmaları, karyokinez, mitoz bölünme, mitotik bölünme. Türün somatik hücrelerinin kendine özgü sayısında ve oluşan her iki hücrenin aynı olmasının sağlandığı, birçok karmaşık süreç içeren, dolaylı bir hücre bölünme yöntemi, mitoz siklusu, karyokinez. İleri derecede farklılaşan sinir ve kas hücreleri dışındaki tüm soma hücreleri bu tip bölünmede profaz, metafaz, anafaz ve telofaz evrelerini geçirerek diploit sayıda kromozomlardan oluşan iki hücre biçimlenir. İğ ipliklerinin oluşması, kromozomların ortalarından yarıya bölünmeleri gibi çekirdekte gözüken bazı karışık olaylar sonucunda sitoplâzmanın da yarılmasiyle meydana gelen göze bölünmesi tipi; doğrudan doğruya olmayan göze bölünmesi.
Bölün : Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.
Kılıf : Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe.
Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.
Fila : Terlik.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
Bölü : Bölme işlemini gösteren / veya : işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.
Kılı : Ufak tefek, çelimsiz. Dana. Şakacı, güldürücü kişi. Çocuk oyununda bir süre için oyundan ayrılanın yerine koyduğu iz, bel.
Sıra : Yan yana, art arda olan şey veya kimselerin tümü, dizi. Nöbet. Bu biçimdeki topluluğun durumu. Ardı, arkası, önü ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz. Düzen. Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman. Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılmış olan mobilya. Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu. Tahtadan oturak.
Diğer dillerde Laminler anlamı nedir?
İngilizce'de Laminler ne demek ? : lamins

Bu kısımda Laminler nedir? Laminler ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Laminler tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Laminler hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.