Metafiz displazisi nedir, Metafiz displazisi ne demek

Metafiz displazisi; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Büyüme kıkırdağında koni biçimli, hipertrofik hücre odaklarının biçimlenmesiyle belirgin kemiğin gelişim bozukluğu.

Metafiz displazisi anlamı, tanımı

Displazi : Hücre ve dokuların bozuk veya kusurlu gelişimi, yetersiz veya eksik gelişme. Kronik irritasyonlar, kronik yangılar ve beslenme bozukluğu gibi nedenlerle, hücre ve dokuların bozuk veya normal dışı gelişimi. Dokuyu oluşturan hücrelerin uygun olmayan dizilişini, hücrelerin biçim, büyüklük ve boyanma yönünden bir örnek olmamasını ifade eder

Metafiz : Uzun kemiklerde diyafizle epifiz arasındaki kısım.

Meta : Mal, ticaret malı. Sermaye.

Hipertrofik : Hipertrofiye ait, hipertrofiyle belirgin veya hipertrofiden etkilenmiş olan.

Biçimlenme : Biçimlenmek işi, şekillenme, şekilleşme, formasyon.

Hipertrofi : Besin çokluğu yüzünden hücre hacmindeki artış dolayısıyla olan büyüme fazlalığı. Dokuyu oluşturan hücrelerin sayıca değil de hacimce artış göstermesi, doku veya organın hücrelerin hacimce artışına bağlı olarak aşırı büyümesi. Genellikle bir uyarana fizyolojik cevap olarak hücre, doku veya organ boyutunda artış. [Bakınız: üstün-beslenme].

Hipertrof : Çok besin alan. [Bakınız: üstün-beslenen].

Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.

 

Gelişim : Gelişme işi. Aksiyon. Serpilip büyüme. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.

Büyüme : Büyümek işi.

Odakla : Alıcı yönetmenine, odaklanmamış olarak yayın dışı bulunan alıcıyı odaklaması için verilen komut. (Genellikle alıcı sayısı eklenerek "ikiyi odakla!, üçü odakla!" biçiminde söylenir).

Hiper : Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

 

Geliş : Gelme işi.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Kıkı : Koyun, keçi gübresi. İnsan dışkısı, pislik. [Bakınız: kıh]. Çocukların boyunlarına taktıkları boncuk dizisi. Boğazda çıkan yumruk biçiminde şişkinlik (guatr hastalığı).

Odak : Bir ışık veya ısı kaynağından yayılan ışınların toplandığı yer, mihrak, fokus. Herhangi bir düşüncede, nitelikte olan kimselerin kaynağı veya bir şeyin toplandığı, yoğunlaştığı yer, mihrak.

Diğer dillerde Metafiz displazisi anlamı nedir?

İngilizce'de Metafiz displazisi ne demek ? : metaphyseal dysplasia