Musacalı nedir, Musacalı ne demek

Musacalı; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

İzmir şehri, Kınık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Manisa şehri, Turgutlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Musacalı anlamı, kısaca tanımı

Musa : Musevi dininin kurucusu, İsrail peygamberi ve kanun koyucusu. Bir vasiyeti yerine getirmekle görevli kimse. [Bakınız: muz]

Musaca : Manisa ili, Akhisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Turgutlu : Manisa iline bağlı ilçelerden biri.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Turgut : Konut, oturulacak yer. İzmir şehrinde, Seferihisar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Konya şehrinde, Turgut bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Muğla şehri, Turgut bucağına bağlı bir yer. Muğla kenti, Ula ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

 

Manisa : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Kınık : Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Turgu : Vakıf, te'sis (bk. bekit). -betisi (dayancı): vakfiyye, te’sis senedi.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

İzmir : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Kını : Bir kimseye takılan takma ad : Hele ha şu kınaya ne oldu?. Kına.

Mani : Kişinin sevinç, güven ve her türlü etkinliğinin normal olmayan bir biçimde arttığı ruh hastalığı.

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

 

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Diğer dillerde Mus anlamı nedir?

İngilizce'de Mus ne demek ? : moose