Nimfa nedir, Nimfa ne demek

Nimfa; Anatomi, Veteriner, Zooloji alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Eşey deliğinin küçük dudakları.

Zooloji'deki anlamı:

Yarı-başkalaşma gösteren böceklerde erginleşmemiş evreye verilen ad.

Teknik terim anlamı:

Pupa.

Nimfa anlamı, tanımı

Nimf : Yan başkalaşım (hemimetabol) gösteren böceklerde, dış görünüşü ergine benzeyen, fakat eşey organları ve kanatları tam olarak gelişmemiş evre. Pupa. Yarı başkalaşım gösteren böceklerde, dış görünüşü ergine benzeyen, fakat boyutları, eşey organları, kanatları tam gelişmemiş olan ve imagolara dönüşen son larval dönem. Uyuz böcekleri ve keneler gibi akarların 4 çift bacağı bulunan larval evresi

Yarıbaşkalaşma : Böceklerde, kurtçuk evresi görülmeyen başkalaşma çeşidi. (Bitler, yarımkanatlılar ve hamamböcekleri, yarıbaşkalaşma geçiren böceklerdendir.). (karşılık: hemimetaboli), Bazı böceklerde görülen bir başkalaşma tipi olup nimfa ve ergin evrelerini kaplar.

Eşey deliği : Dişinin çiftleşme organının en dış kısmı, vulva, ferç. Vestibulum vajina, labiyumlar ve kilitorisin yer aldığı dış üreme organıdır.

Erginleşme : Erginleşmek işi.

Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

 

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Ergin : Olmuş, yetişmiş, kemale ermiş. Kişisel haklarını kendi kullanabilmesi için yasanın gösterdiği on sekiz yaşına gelmiş olan (kimse), reşit.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

Dudak : Ağzın, dişleri örten ve dışarıya doğru az veya çok kıvrılan üst ve alt kenarlarından her biri. Ağız.

Ergi : İyi bir şeye erişme durumu, mazhariyet.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Duda : Deve.

Deli : Aklını yitirmiş olan, akli dengesi bozulmuş olan, mecnun. Coşkun, azgın (hayvan, duygu vb.). Davranışları aşırı ve taşkın olan (kimse), çılgın.

Yarı : Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf. Gereğinden az, tam olmayarak. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan. Devre arası.

 

Evre : Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri, aşama, safha, merhale.

Pupa : Geminin arkası, kıç.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Böce : Böcü. Börülce. Bit. [Bakınız: böcü]. Sırtlan. [Bakınız: böcük]. [Bakınız: böbö]. Kurt. Böcek, akrep, çıyan, örümcek v.s. Fasulye. Bu gece. Böcek.

Diğer dillerde Nimfa anlamı nedir?

İngilizce'de Nimfa ne demek ? : nymph