Odontodistrofi nedir, Odontodistrofi ne demek

Odontodistrofi; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Beslenme, metabolik ve toksik nedenlerle oluşan diş hastalığı. Ameloblastların etkilenmesine bağlı olarak dişlerde donuk lekelere veya enine, derin ve düzensiz seyreden oluklara rastlanır.

Odontodistrofi tanımı, anlamı

Etkilenme : Etkilenmek işi

Metabolik : Metabolizmaya ait olan.

Düzensiz : Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.

Rastlanı : Denemelerin yansız olması koşuluyla, salt olasılık ya da rastlantı ilkesine göre gerçekleşeceği varsayılan durum ya da sonuç.

Beslenme : Vücut için gerekli besin maddelerini alma.

Oluklar : Bingöl şehri, Yamaç bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Hastalı : Hastalıklı.

Toksik : [Bakınız: sağlığa zararlı]. Zehirli. Toksik maddeye bağlı olan.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

 

Derin : Dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan. Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan. Yoğun. Dip. Uzun süren. İçten gelen. Ayrıntılı. Yüzeyden içeri inen.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

Donuk : Parlak olmayan, mat (II). Canlılığı olmayan, fersiz (göz). Canlılığı az olan, durgun, uyuşuk (kimse).

Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

Enin : Alçak yer.

Seyr : Seyir, seyretme// seyr etmek: temaşa etmek.

Nede : Nerede. Nerede?.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Donu : Doğru.

Oluk : Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru. Bir şeyin üzerinde oyulmuş yol. Yağmur sularını damların kenarlarına toplayıp akıtan yatay konumlu, genellikle çinko boru.

Diğer dillerde Odontodistrofi anlamı nedir?

İngilizce'de Odontodistrofi ne demek ? : odontodystrophy