Paşa barbunu nedir, Paşa barbunu ne demek

Teknik terim anlamı:

Boyları 25 cm olabilen, Ege Denizi ve Akdeniz’de dağılım gösteren, vücudun her iki yanında baştan kuyruğa kadar düzgün şerit biçiminde sarı bant bulunan bir tür, sarı barbun.

Paşa barbunu tanımı, anlamı

Barbun : Barbunya. Barbunya (fasulye). Barbunya (balık). [Bakınız: barbunya]

Paşa : Osmanlı Devleti zamanında yüksek sivil memurlara ve albaydan üstün rütbede bulunan askerlere verilen unvan. Cumhuriyet döneminde general. Uslu, ağırbaşlı.

Sarı barbun : Paşa barbunu.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

Yanında : Bir şeye, bir kimseye göre, nispetle.

Akdeniz : Mersin iline bağlı ilçelerden biri.

Düzgün : Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

 

Denizi : Erken: Sabahleyin denizi kalk.

Baştan : Başından alarak, bir kez daha, yeniden.

Kuyruğ : Kuyruk.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Yanın : Gaz tenekesinin yarısı oylumunda bir tahıl ölçeği.

Boyla : Değirmen çarkını döndüren suyun çıktığı delik. [Bakınız: boyra]. Değirmen oluğu.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Şerit : Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası. Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri. Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan. Dar, uzun kıyı parçası. Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Düzgü : Norm.

Diğer dillerde Pastörize etme anlamı nedir?

İngilizce'de Pastörize etme ne demek ? : pasteurization