Provirüs nedir, Provirüs ne demek

Provirüs; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Konak hücre kromozomuna entegre olabilen virüs DNA'sı. Dölden döle bulaşıcı virüs meydana getirmeden taşınır.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Genomunu enfekte ettiği konak genom içerisine yerleşmek suretiyle konak mekanizmaları tarafından pasif olarak kopya edilen ve bu hücreden yeni nesil hücrelere geçebilen virüs.

Provirüs kısaca anlamı, tanımı

Mekanizma : Belli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ veya parçalar birleşimi, sistem, düzenek. Organların işleyiş biçimi. Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm

Yerleşmek : Yerine iyice oturmak, yerinde sabit olmak. Yer bulup oturmak. Çalışmak üzere bir iş yerine başlamak. Sınav sonucuna göre herhangi bir eğitim kurumunda okumaya hak kazanmak, okumaya başlamak. Yaygın duruma gelmek, tutunmak. Eşyayı yerli yerine koymak. Rahat bir biçimde oturmak. Bir yerde oturmaya, yaşamaya başlamak. Alışılmak, kullanılır olmak.

Suretiyle : Yoluyla, biçimiyle.

Kromozom : Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.

 

Mekanizm : Mekanikçilik.

Bulaşıcı : Birinden başkasına geçen, bulaşan, sâri.

Yerleşme : Yerleşmek işi. Yerleşim alanı veya merkezi.

Entegre : Bütünleşmiş.

Taşınır : Taşınabilen (eşya). Para, çek, senet, tahvil vb. değerli kâğıt, taşınabilir, menkul.

Getirme : Getirmek işi.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Dölde : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

Mekan : Yer, bulunulan yer. Ev, yurt. Uzay.

Pasif : Edilgin. Çekingen, durgun. Bir mal varlığı üstünde etki yapan, para ile değerlendirilebilir borç ve yükümlülüklerin toplamı. Edilgen.

Virüs : Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit. Veri girişi yoluyla bilgisayarlara yüklenen, sistemin veya programların bozulmasına, veri kaybına veya olağan dışı çalışmasına neden olan yazılım.

Suret : Görünüş, biçim. Yüz, çehre. Resim, fotoğraf. Yazı ya da resim kopyası, nüsha. İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Biçim, yol, tarz.

 

Konak : Büyük ve gösterişli ev. Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. Araba veya hayvanla bir günde alınan yol. İzmir iline bağlı ilçelerden biri. Gözde oluşan ince tabaka. Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. Konakçı.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Nesil : Kuşak. Hayvanlarda döl.

Diğer dillerde Provirüs anlamı nedir?

İngilizce'de Provirüs ne demek ? : provirus