Ramus laringofaringei nedir, Ramus laringofaringei ne demek

Ramus laringofaringei; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

GgI. cervicale craniale’den gırtlak ve yutak için ayrılan, plexus pharyngeus’un, atgillerde aynı zamanda hava kesesi sinir ağının oluşumuna katılan sinir lifleri.

Ramus laringofaringei tanımı, anlamı

Lari : Onları (III. çokluk şahıs zamiri yükleme hâli). [Bakınız: martılar]

Ramus : Kuş teleklerinde tüy ekseninden iki tarafa ayrılan kollar. Dal, kol. Teleklerde tüy ekseninden iki tarafa ayrılan kollar.

Hava kesesi : Balıkların aşağı ve yukarı inip çıkmalarını sağlayan, hava ile dolup boşalan kese. Kuşlarda vücudun çeşitli yerlerinde bulunan ve akciğere bağlı olan boşluklar. Birçok böcekte trake boruları üzerinde yer almış olan hava dolu şişkinlikler.

Sinir ağı : Sölenterlerde görülen ve hücre uzantılarıyla ağ gibi birbirine bağlanmış olan sinir hücreleri sistemi.

Atgiller : Atları, eşekleri ve zebraları içine alan, tek parmaklı memeliler familyası.

Katılan : Müdahil.

Gırtlak : Soluk borusunun üst bölümü, ümük, imik, hançere. Yiyip içme. Ses rengi, yapısı.

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Katıl : Yapılarda kullanılan dört köşe kiriş. Tahta paravana. Paravana biçiminde vestiyer. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Duvar içine konmuş olan ağaç kuşaklar. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Keses : Baştaki kepek.

Yutak : Ağız ve burun boşluklarıyla gırtlak ve yemek borusu arasındaki boşluk.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik. Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

 

Zama : Üzengi kayışı. Çarkta bükülürken iki kazık arasında birbirine eklenerek katlanan kıl ipi katlarından her birinin boy ölçüsü. Enişte. Güvey.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

Gırt : Sert veya kalın bir şey kesilirken çıkan ses.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Aynı : Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Aralarında ayrım olmayan. Başkası değil, yine o.

Diğer dillerde Ramus kornualis anlamı nedir?

İngilizce'de Ramus kornualis ne demek ? : ramus cornualis