Redislokasyon nedir, Redislokasyon ne demek

Redislokasyon; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir organ veya parçanın normal durumuna gelişinden sonra yeniden yerinden kayma veya çıkma göstermesi.

Redislokasyon kısaca anlamı, tanımı

Redi : Mirasidyum, sporokist veya ana redi içerisinde aseksüel çoğalmayla meydana gelen, ara konak içerisindeki digenetik trematod larvası. Ara konak içerisindeki Digenea larvası. Mirasidyum, sporokist veya ana redi içerisinde aseksüel çoğalmayla meydana gelen larval digenetik trematod

Normal durum : Özdeğin içinde bulunduğu O°C sıcaklık ve 1 atm. basınç koşulları. (Normal koşullar altında N.k.a kısaltmasıyla gösterilir.).

Yerinden : Soylu.

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Yeniden : Gene, yine, bir daha, tekrar.

Yerinde : İyi, yeterli. Zamanı, yeri uygun düşerek, gerektiği biçimde. Durumunda.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

 

Sonra : Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı. Arkadan gelen bölüm ya da zaman. Daha uzak ve ileri bir yerde. Yoksa, aksi hâlde. Makam, sıra, değer ve önemde arkada oluşu bildiren bir söz.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Çıkma : Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.

Kayma : Kaymak (II) işi. Herhangi bir nedenle filmin atlaması, görüntünün perdeye veya ekrana tam olarak gelmemesi.

Geliş : Gelme işi.

Parç : Şişman adam. Topraktan yapılmış yoğurt kabı. Emzikli testi, topraktan yapılmış ibrik. Bakır su tası. Bakır su tası, maşrapa. Su tası. Bakır su bardağı. (Başkışla Karaman Konya).

Yeri : Yürü. Utanmaz: Yêriliğin cezasını çekti.

Norm : Yargılama ve değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural, düzgü. Önceden belirlenmiş kalıp, düzgü.

 

Duru : Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Pürüzsüz (ten). Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Diğer dillerde Redislokasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Redislokasyon ne demek ? : redislocation