Resmi arabulucu nedir, Resmi arabulucu ne demek

Resmi arabulucu; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Toplu sözleşme görüşmeleri sırasında herhangi bir uyuşmazlık çıkması durumunda, bu uyuşmazlığı gidermeye çalışmak amacıyla iş mahkemesi tarafından atanan ve yetkisi, saptanan uyuşmazlık konularını gidermekle sınırlı olan görevli.

Resmi arabulucu kısaca anlamı, tanımı

Arab : Siyah filmin negatif hâli

Arabulucu : [Bakınız: resmi arabulucu].

Resmi : Devletin olan, devlete ait, devletle ilgili, özel karşıtı. Devletin öngördüğü yöntemlere uygun olarak yapılan, formel. Samimi olmayan, teklifli, ciddi. görevsel (officiel, öffentlich). -sened : görevsel dayanç, görevsel belgit (öffentliche Beurkundung). -şekil: görevsel biçim. tasfiye: görevsel arıtım. Devletle ilgili olan. Törenle yapılan. Çok ciddi.

Toplu sözleşme : İş kanununa göre, işverenle bir yerde çalışan işçiler arasındaki çalışma şartlarını ve ücretleri düzenlemek amacıyla işçilerin bağlı olduğu sendika ile işveren arasında belli bir süre için imzalanan anlaşma.

Uyuşmazlık : Uyuşmama durumu. Son sesi -k olan bir sözcüğe -k ile biten bir ek getirildiğinde ilk -k sesinin düşmesi olayı: küçükcük küçücük gibi.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Sözleşme : Sözleşmek işi. Bu işlemi gösteren belge, mukavelename. Hukuki sonuç doğurmak amacıyla iki veya daha çok kişinin, kuruluşun karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarıyla gerçekleşen işlem, bağıt, akit, mukavele, kontrat.

 

Çalışmak : Bir şeyi oluşturmak ya da ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak. İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak.

Gidermek : Ortadan kaldırmak, yok etmek. Dindirmek.

Görevli : Görevi olan, vazifeli. Resmî görevi olan kimse, memur.

Sınırlı : Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Az sayıda. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet.

Görüşme : Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

Mahkeme : Bir yargıçtan veya bazen savcı ve yargıçlardan oluşan bir kurulun, yargı görevini yerine getirdikleri yer, yargı yeri, yargıevi, mahkeme kapısı. Yargılama.

Giderme : Gidermek işi.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Uyuşma : Uyuşmak (I) işi. Uzlaşma.

Çıkma : Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.

 

Yetki : Bir görevi, bir işi yasaların verdiği imkânlara göre, belli şartlarla yürütmeyi sağlayan hak, salahiyet, mezuniyet.

Toplu : Topu olan. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Vücutça dolgun.

Çalış : Çalma işi.

Diğer dillerde Resmi arabulucu anlamı nedir?

İngilizce'de Resmi arabulucu ne demek ? : official reconciler, official conciliator, official mediator