Sübye nedir, Sübye ne demek

Sübye; hayvan bilimi, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Mürekkep balığı
  • Badem içi, ezilmiş sarımsak, kavun çekirdeği vb.nden yapılan boza koyuluğunda sıvı.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Emülsiyon.

Sübye tanımı, anlamı

Mürekkep balığı : Kafadan bacaklılardan, ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan, eti yenen, kendini korumak için siyah renkli bir sıvı salarak suyu bulandıran bir yumuşakça, sübye (Sepia officinalis)

Badem içi : Bademin dış kabuğu alındıktan sonra kalan içi.

Emülsiyon : Bir sıvının çözünmediği başka bir sıvı içinde mikroskobik boyutlu damlacıklar halinde dağılıp asılı kalması sonucu oluşan karışım. Bir sıvı molekülünün başka bir sıvı içinde dağılması. Birbiriyle birleşmeyen iki sıvının biri diğeri içinde küçük zerrecikler durumunda dağılarak oluşturduğu heterojen karışım, sübye.

Sarımsak : Zambakgillerden, 25-100 santimetre yüksekliğinde, yapraklarında, saplarında ve toprak altındaki soğanında kokulu yağ bulunan bir kültür bitkisi (Allium sativum). Bu bitkinin baharat olarak kullanılan dişli bölümü.

Mürekkep : Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde. Birleşmiş, birleşik. -den oluşmuş.

 

Ezilmiş : Ezik duruma gelmiş. Kendisine baskı yapılmış, hakları elinden alınmış.

Sarım : Sarma işi. Bir şeyi bir kez saracak miktar. Elektromıknatıslarda makara biçiminde sarılan iletken telin her bir halkası.

Balığ : Balık.

Badem : Badem ağacı. Bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi.

Kavun : Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum). Bu bitkinin genel olarak güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi.

Müre : Demircilerin demir delmek için kullandıkları bir araç.

Balı : Büyük kardeş: Balı beni size götür. Sevgi gösterilen kimselere denir: Nerden gelin balı ?. Veli, ermiş. Bağlı. Aşık kemiği. Aşık kemiğinin düz tarafı: Herifin aşığı yine bâlı geldi. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Büyük kardeş. Sevgi gösterilen kimse. Bolu kenti, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

 

Boza : Arpa, darı, mısır, buğday vb. tahılların hamurunun ekşitilmesiyle yapılmış olan koyuca, tatlı veya mayhoş içecek.

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Bade : Şarap, içki.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Sarı : Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi. Soluk, solgun. Bu renkte olan.

İçi : Bir memleketin saygı duyulanı, ileri geleni. İçin.

Diğer dillerde Sübye anlamı nedir?

İngilizce'de Sübye ne demek ? : emulsion