Salgı granülleri nedir, Salgı granülleri ne demek

Salgı granülleri; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Işık mikroskobu ile tanecikler hâlinde görülen, salgı yapan hücrelerin sitoplâzmasında bir zarla çevrili salgı maddesi. Sekresyon granülleri.

Salgı granülleri tanımı, anlamı

Granül : Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Sitoplazma : Çekirdek dışta kalmak üzere protoplazma yığını.

Sekresyon : [Bakınız: salgı, salgılama]. Salgılama. Salgı işi, salgılama. Kanal ve cep biçiminde veya boşluklu yaraların içinde toplanan yara akıntıları. [Bakınız: salgı].

Çevrili : Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.

Tanecik : Küçük tane. Çok küçük boyutlu madde, cisim.

Çevril : Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Yapan : Ardıç ve gomalak ağacının, yatay büyüyen dalları.

Mikro : Küçük, dar, makro karşıtı.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

 

Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.

Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Yapa : Ekinin, toprak üstündeki bölümü. Kırkılmış koyun yünü. Yapağı.

Hali : Boş, ıssız, tenha. Halı. Ahali.

Işık : Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

Tane : Herhangi bir sayıda olan şey, adet. Çekirdekli küçük meyve. Bazı bitkilerin tohumu.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde ". olarak, . bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz.

Diğer dillerde Salgı granülleri anlamı nedir?

İngilizce'de Salgı granülleri ne demek ? : secretion granules