Sementositler nedir, Sementositler ne demek

Sementositler; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dişin yüzeyine paralel uzanan kemik lamellerin arasında bulunan ve genç olanlarına sementoblastus adı verilen hücreler.

Sementositler kısaca anlamı, tanımı

Sement : Ekmek tahtası. Dişin üzerini kaplayan kemiğe benzer madde. Hücreleri birbirine bağlayan ya da organizmayı zemine bağlayan ara madde. Tüm dişlerin kök kısmıyla kimi dişlerin boyun kısmında, yapısı biraz değişikliğe uğramış kemik dokudan oluşan, damardan yoksun, % 55 organik ve % 45 inorganik madde içeren ve mina katmanını örten tabaka. Dişin kökünü saran ve destek sağlayan kemik benzeri, sementoblastlar tarafından üretilen kemiksi doku, sementum. Dişin onarımında kullanılan dolgu materyalleri

Seme : Sersem, ahmak, alık.

Semen : Semizlik. Satım sözleşmesinde alıcının borcu.

Paralel : Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi. Yerküresi üzerinde çizildiği varsayılan, Ekvator'a paralel çemberlerden her biri. Aynı zaman içinde gelişen veya aynı özellikleri gösteren (olay, düşünce vb.).

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Lamel : Mikroskopla yapılmış olan incelemede bazen lamların üstüne kapatılan dört köşe, küçük ve ince cam parçası. Çok ince tabaka.

 

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Kemik : İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı. Bu sert organdan yapılmış.

Uzan : Uzun.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Kemi : Büyük, iri fare. Yerelması.

Veri : Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

Lame : Dokusunda çoğunlukla gümüş ve altın renginde tel bulunan kumaş veya metal parlaklığı verilmiş deri. Böyle bir kumaş veya deriden yapılan.

Genç : Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kuruşun kırkta biri. Kazanç.

 

Dişi : Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

Adı : Serseri, ahmak. Küçük çocuk. İnsan içine girmiyen, yabani. Acı anlatan ünlem. Ağıtı. Kabul edilebilir günlük değer. Kabul edilebilir günlük alım.

Diğer dillerde Sementositler anlamı nedir?

İngilizce'de Sementositler ne demek ? : cementocytes