Ses ayrışması nedir, Ses ayrışması ne demek

Teknik terim anlamı:

(Almanca Archiphonem; Fr. archiphonème, İng. archiphoneme)*. || Birleşik karakterli seslerin çeşitli yönlerdeki değişimler ile çözüntüye uğraması. Eski Türkçedeki n (ng) sesinin sonradan n>n, g; n(ny) > n, y olarak ayrılması gibi: ET. bardın > Kökt. bardıg «vardın», bardınız> bardıgız «vardınız», Uyg. enim / egim «kısım» enin /egin «omuz»; enir- / egir-«takip etmek»; Kaşg. yinne / yigne «iğne»; CC. en->TT.eğ-, yenil> TT. yegni > yeğni, Az. yüngül «hafif, kolay»; anıt -EAT. angıt, ankıt, ankut «bir çeşit su kuşu», Anad Ağz. «sersem, ahmak» beni > TT. beyin, Tkm. beyni; könük. TT. göynük «yanık, yanma»; Kökt. konˆy Uyg. kon ve koy, TT. koyun; Kökt. çıganˆy > Uyg. çıgan, çıgay «yoksul» vb.

Ses ayrışması anlamı, kısaca tanımı

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına

Ayrışma : Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.

Ses : Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Aralarında uyum bulunan titreşimler.

Karakterli : Herhangi bir karakteri olan. Karakteri sağlam olan.

 

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Sonradan : Konuşulan zamanın ardından gelen zamanda, muahharan.

Karakter : Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Çözüntü : Çözülme, dağılma durumu.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Değişim : Bir zaman dilimi içindeki değişikliklerin bütünü, değişme. Bir niceliğin birbirinden ayrı değerler alması veya böyle iki değer arasındaki ayrım. Rüzgârın yön değiştirmesi. Para aracılığı olmaksızın, bir nesnenin dolaysız olarak bir başka nesne ile değiştirilmesi, değiş, değişme, değiş tokuş, takas, mübadele, trampa, trok. Yeni döllerin atalarına tıpatıp benzememesini sağlayan özelliklerin tümü, varyasyon.

Almanca : Hint-Avrupa dillerinin Cermence kolundan, Almanya, Avusturya ile İsviçre'nin bir bölümünde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

 

Yoksul : Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.

Göynük : Yanık, yanmış. Acısı olan, elemli. Güneşte yanmış. İyice olmuş (yemiş). Orman yakılarak açılan tarla. Bolu iline bağlı ilçelerden biri.

Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.

Uğrama : Uğramak işi.

Sersem : Herhangi bir sebeple bilinci ve duyguları zayıflamış olan. Düşünmeden hareket eden, ne yaptığının farkında olmayan.

Yüngül : Hafif.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Diğer dillerde Ses aygıtı yuvası anlamı nedir?

İngilizce'de Ses aygıtı yuvası ne demek ? : socket for tape recorder, recording jack