Takviye edilmiş yem nedir, Takviye edilmiş yem ne demek
Takviye edilmiş yem; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
İşlemeden önce var olan besin maddelerine bir veya daha fazla besin maddesi eklenmiş yem.
Takviye edilmiş yem anlamı, kısaca tanımı
Edil : Roma tiyatrosunda oyunları parasal ve yönetsel açıdan koruyanlara verilen ad. Oyunları denetleyip gösteri günlerini ve daha başka kayıtları saptayanlara verilen ad. Roma tiyatrosunda maddi manevi oyunları destekleyip koruyanlar. Oyunları denetleyip temsil tarihlerini ve daha başka kayıtları saptayanlar (bk. diadaskalia). Sinop ili, Boyabat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi
Takviye : Sağlamlaştırma, kuvvetlendirme, berkitme, pekiştirme. Yardımcı kuvvet, destek.
Yem : Hayvan yiyeceği. Birini aldatabilmek için hazırlanmış düzen, kullanılan kimse veya şey. Rüşvet. Kumarda ütülecek kimseye oyunun başında bilinçli olarak kazandırılan para. Kuş ve balık tutmak için tuzağa bırakılan, oltaya takılan yiyecek veya yiyecek görüntüsündeki nesne. Ağızotu.
Besin maddeleri : Gıdaların ve yemlerin kısımları olan, hayvanların büyümesi, gelişmesi ve verimleri için gerekli yapı maddelerini ve/veya enerji sağlayan maddeler.
Besin maddesi : [Bakınız: besin]. Besin. Vücudun beslenmesinde kullanılan madde olup hayvansal ya da bitkisel olabilir.
Var ola : Olsa gerek.
İşleme : İşlemek işi. Şiş, tığ, iğne ve benzerleri araçlarla elde yapılan, örgü, nakış, oya gibi işlerin genel adı, el işi. İnce ve süslü işlenmiş. Herhangi bir konuyu ele alarak inceleme. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak için gümüş bromürlü tabakanın laboratuvarda çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Saat. hukuki tagyir. Mekanik işlemenin öteki adı. Bir filmdeki gizli görüntüyü ortaya çıkarmak amacıyla, duyarkatın işlemelikte çeşitli kimyasal işlemlerden geçirilmesi. Nicelenmiş verileri elle, işleteçler ya da elektrikli araçlarla işlemden geçirerek sayımsal çözümlemeleriyle birlikte çizelgeleme.
Madde : Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül.
Fazla : Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. Artmış olan, ihtiyaçtan fazla olan. Daha çok, aşkın. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Besin : Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda. Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey.
Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.
Daha : Henüz. Bunun dışında. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz. Var olana, elde bulunana ek olarak.
Önce : İlk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı.
Besi : Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.
Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.
Var : Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. Sahiplik bildiren olumlu ad cümleleri kuran bir söz. Elde bulunan her şey. Varlıklı: Var evi kerem evi yok evi verem evi. Çekil, yıkıl, savul: Var, git gözümün önünden!. Kale. Mevcut, var// var mal: mal mülk// var yoh: bütün mülk. Varlığı, mevcudiyeti. Hepsi, olancası, mevcudu. Olanca, hep. Servet, mal, varlık. Haydi, durma. (Olumlu fiillerle birlikte gelince teşvik pekitmesi oluyor.). Sakın! (Olumsuz fiillerle birlikte gelince sakındırma pekitmesi oluyor.).
Diğer dillerde Takviye edilmiş yem anlamı nedir?
İngilizce'de Takviye edilmiş yem ne demek ? : supplemented feed

Bu kısımda Takviye edilmiş yem nedir? Takviye edilmiş yem ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Takviye edilmiş yem tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Takviye edilmiş yem hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.