Tekucay nedir, Tekucay ne demek

Tekucay; Fiziksel, Fizik, Kimya alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Kıvıl yük dağılımının verdiği alan, matematiksel bir dizi olarak açıldığında ilk terimde görünen toplam kıvıl yük.

Tekucay kısaca anlamı, tanımı

Matematiksel : Matematik bilimi ile ilgili olan, riyazi. Kesin, sağlam, bütün kuşkulardan uzak olan

Yük dağılımı : Öğecik ya da özdecikteki eksiciklerin konum olasılıklarını veren işlev.

Kıvıl yük : Artı ya da eksi olarak alınan, uzaklığın karesiyle ters orantılı biçimde birbirini itme ya da çekme gücü gösteren temel nicelik.

Matematik : Aritmetik, cebir, geometri gibi sayı ve ölçü temeline dayanarak niceliklerin özelliklerini inceleyen bilimlerin ortak adı, riyaziye. Sayıya dayalı, mantıklı, ince hesaba bağlı.

Bir dizi : Art arda gelen.

Dağılım : Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

 

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Verdi : Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı. Bir iletken telden bir saniyede geçen elektriğin miktarı.

Matem : Yas.

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Görün : Mezar, mezarlık.

Terim : Bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konu ile ilgili özel ve belirli bir kavramı karşılayan kelime, ıstılah. Bir kesrin pay ve paydasından her biri, had. Cebirsel bir anlatımda + veya - işaretleri arasında bulunan parçalardan her biri. Bir denklemde = işaretinin iki yanındaki anlatımlardan her biri. Geleneksel mantıkta özne veya yüklem.

Kıvıl : Ateşten sıçrayan küçük ateş parçaları, kıvılcım : Ocakdan kıvıl sıçradı.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Teri : Karşı, yönünce,- e doğru : Bugün ablam şehere teri gidiyordu. Giysi. Deri. Eğerin arka kısmı. (Senirkent Isparta).

Dizi : Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.

 

Açıl : Açılmanın yapılması için verilen komut. Büyü, serpil, geliş” anlamında bir söz.

Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

Dağı : Tarlalarda biten yabani otları yok etme. Eş erke ve oylumlu dizgelerden hangisinin daha çok olasılığı bulunduğunu ölçen temel ısıldevim-bilimsel nicelik. [Bakınız: dakı].

Diğer dillerde Tekucay anlamı nedir?

İngilizce'de Tekucay ne demek ? : monopole