Trifloroasetik asit nedir, Trifloroasetik asit ne demek

Trifloroasetik asit; Kimya alanında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

Mokekül formülü CF3COOH, k.n. 72,4 °C, yoğunluğu 1,535 g/mL, d.n. 15,25 °C olan, sağlığa zararlı, deriyi tahriş edici, alevlenmeyen, renksiz, kötü kokulu, su çekici sıvı bir maddde.

Trifloroasetik asit anlamı, tanımı

Asit : Turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirmek özelliğinde olan ve birleşimindeki hidrojenin yerine maden alarak tuz oluşturan hidrojenli birleşik, hamız

Sağlığa zararlı : Bir canlı ya da cansız madde üzerinde kötü etki yapma durumu.

Alevlenme : Alevlenmek işi. Sessizce sürmekte olan bir hastalığın belirtilerinin artması, eksaserbasyon.

Zararlı : Zarar veren, zararı dokunan, dokuncalı, muzır, tahripkâr.

Renksiz : Rengi olmayan. Solgun görünen, soluk. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

Tahriş : Tırmalanma, tırmalama. Yakarak kaşındırma.

Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

 

Çekici : Kaza veya arıza yapan, yanlış yere park eden aracı belli bir yere götürmek için kullanılan taşıt. Alımlı.

Kokulu : Kokusu olan.

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sıvı : Bulunduğu kabın biçimini alabilen ve üstü yatay bir düzlem durumuna gelebilen akışkan cisim, mayi, likit.

Zara : Sivas iline bağlı ilçelerden biri.

Kötü : İstenilen, beğenilen nitelikte olmayan, hoşa gitmeyen, fena, iyi karşıtı. Korku, endişe veren. Kişi veya toplum üzerinde olumsuz etkileri olan. Zararlı, tehlikeli. Kaba ve kırıcı. Aşırı, çok.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Çeki : Tartı. Odun, kireç vb. ağır ve kaba şeyleri tartmakta kullanılan, 225,978 kilogram olan ağırlık ölçü birimi. Kadınların başlarına bağladıkları örtü. Üzüntü, sıkıntı.

Form : Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge.

 

Koku : Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu. Belirti, işaret. Güzel kokmak için sürülen esans.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Diğer dillerde Trifloroasetik asit anlamı nedir?

İngilizce'de Trifloroasetik asit ne demek ? : trifluoroacetic acid