Tromboflebitis nedir, Tromboflebitis ne demek

Tromboflebitis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Toplardamarda trombozla birlikte görülen damar duvarı yangısı, paraziter tromboflebitis. Tromboz oluşumu yangıya, yangı oluşumu da büyük çoğunlukla tromboza neden olabilmektedir.

Tromboflebitis kısaca anlamı, tanımı

Paraziter tromboflebitis : Tromboflebitis

Toplardamar : Kirli kanın vücudun her yanından kalbe gitmesini sağlayan damar, vena, verit.

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Olabilmek : Olma, gerçekleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Olabilme : Olabilmek işi veya durumu.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.

Tromboz : Kan pıhtısı oluşumu nedeniyle kan akışının engellenmesi. Kan pıhtısı teşekkülü. Damar içerisinde oluşan kan pıhtısı, trombüs. Canlıda devamlılığı bozulmamış kalp-damar sistemi içerisinde bir trombüsün oluşması, gelişmesi veya varlığı.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

 

Oluşum : Oluşma işi, teşekkül, teşkil. Katman, kütle, gök cismi vb.nin biçimlenme süreci.

Yangı : Vücudun mikroplara karşı koymak için herhangi bir yerine fazla kan hücumu ile orada şişkinlik, kırmızılık, ısı ve ağrı ile beliren irin toplaması, iltihap, enflamasyon.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Damar : Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.

Çoğun : Genellikle.

Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Büyük abdest. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Önemli. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Üstün niteliği olan. Niceliği çok olan.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Duvar : Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Engel.

 

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Nede : Nerede. Nerede?.

Diğer dillerde Tromboflebitis anlamı nedir?

İngilizce'de Tromboflebitis ne demek ? : thrombophlebitis