Turnersendromu nedir, Turnersendromu ne demek

Turnersendromu; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kısraklarda en çok görülen kromozomal anomali (63, XO genotype). Gonadal disgenesise bağlı olarak hayvan ergin yaşa gelmesine rağmen üreme organları normal gelişmelerini göstermezler. Normal kızgınlık döngüsü göstermezler. İki yumurtalık da küçük ve yumuşaktır.

Turnersendromu tanımı, anlamı

Turne : Bulunduğu yerden başka yerlere gösteri yapmak amacıyla giden tiyatro veya müzik sanatçılarının gezisi

Kızgınlık döngüsü : Bir kızgınlığın başlangıcından ikinci kızgınlığın başlangıcına kadar geçen süre, kızgınlık çevrimi, kızgınlık siklusu, östrüs siklusu, seksüel siklus. Proöstrüs, östrüs, metöstrüs ve diöstrüs evrelerini içerir.

Üreme organları : Organizmada üreme görevi için birlikte oluşmuş organlar bütünü.

Yumurtalık : Canlılarda dişi üreme hücrelerini veren organ, mebiz. Buzdolabında yumurta koymaya ayrılmış özel bölüm. Adana iline bağlı ilçelerden biri. Pişmiş yumurtayı içine dik olarak koymaya yarayan, fincana benzer kap.

Kızgınlık : Kızgın, ısınmış olma durumu. Öfkeli olma durumu. Hayvanların çiftleşme isteği.

Kromozom : Karyokinez bölünme sırasında hücre çekirdeğinin içinde beliren ve kromatinin parçalara ayrılmasıyla oluşan, canlılarda bazı özelliklerin bireyden bireye aktarılmasında görevli olan, DNA içeren, kıvrık çubuk biçimindeki kalıtımsal yapı.

 

Gösterme : Göstermek işi. Teşhir, sergileme.

Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.

Yumuşak : Dokunulduğunda veya üzerine basıldığında çukurlaşan, eski biçimini kaybeden, katı karşıtı. Kolay çiğnenen, kolay kesilen. Kaba, hırçın, sert olmayan, kolay yola gelen, uysal. Ilıman (iklim), sert karşıtı. Dokunulduğunda hoş bir duygu uyandıran. Okşayıcı, tatlı, hoş. Ciğerlerden gelen havanın ses yolundaki sivrilmiş ve gerilmiş kapalı bir engele çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimli, sürekli, ötümlü, tonlu, sedalı. Kolaylıkla işlenebilen. Sessiz, hafif. Kolaylıkla bükülen, buruşmayan, sert karşıtı.

Anomali : Sapaklık.

Gonadal : Gonadlara ait, gonadlarla ilgili. Eşey bezlerinden meydana gelen, eşey bezlerine ait olan.

Gelişme : Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Olan biten şey. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Kızgın : Çok ısınmış, ısıtılmış ya da kızdırılmış. Eş arayan (hayvan). Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli.

Normal : Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

 

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Kısrak : Dişi at.

Rağmen : Karşın.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Gonad : Eşey organı. [Bakınız: eşeylik organı].

Üreme : Üremek işi. Canlıların cinsel hücrelerinin birleşmesinden ortaya çıkan tohumla veya doğrudan doğruya oluşturdukları sporlarla çoğalmaları, tenasül.

Diğer dillerde Turnersendromu anlamı nedir?

İngilizce'de Turnersendromu ne demek ? : turner’s syndrome