Uluslararası borçluluk dengesi nedir, Uluslararası borçluluk dengesi ne demek

Uluslararası borçluluk dengesi; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Bir ülkenin dış dünya ile toplam varlık ve yükümlülüklerini miktar, tür ve vadelerine göre ayrıştırarak ülkenin net borçlu ya da alacaklı olduğunu, ülkenin belli bir andaki uluslararası yatırımlarının durumunu gösteren hesap.

Uluslararası borçluluk dengesi kısaca anlamı, tanımı

Deng : Denk, eşit, uygun. Sersem, dengesiz, akılsız, dalgın. Denk, eş

Borç : Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe.

Borçlu : Borcu olan, borç almış olan, verecekli, medyun, alacaklı karşıtı. Borcu kalmış olarak. Bir şeyi birinin yardımıyla elde etmiş olan. Manevi bir yükümlülük altında bulunan.

Borçluluk : Borçlu olma durumu.

Borçluluk dengesi : Bir ülkenin belli bir tarihe kadar birikmiş dış borç ve alacaklarını gösteren durum veya belge.

Denge : Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli.

Ulus : Millet. Bartın iline bağlı ilçelerden biri.

 

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Yükümlülük : Yapılması zorunlu olan iş veya bir işi yapma zorunluluğu, yükümlülük, yüküm, mükellefiyet, mecburluk, mecburiyet.

Dış dünya : Ülke dışı. Bilinçten bağımsız olan, bilincin dışında var olanların hepsi.

Bir anda : Çabucak.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Alacaklı : Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.

Yükümlü : Bir şeyi yapma zorunluluğu olan, memur, mükellef.

Yatırım : Yatırma işi. Bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılmış olan davranış. Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılmış olan yeni eklemeler, envestisman. Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma, mevduat, plasman.

Miktar : Bir şeyin ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen durumu, nicelik. Ölçü.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Yatırı : Yıkılmış, kesilmiş, kuru kütük. Eğimli.

Alacak : Bir hesap gereğince daha alınmamış olan para, mal vb. şey, matlup, verecek karşıtı. Alınması gerekli şey.

Diğer dillerde Uluslararası borçluluk dengesi anlamı nedir?

İngilizce'de Uluslararası borçluluk dengesi ne demek ? : balance of international indebtedness, international invesment position