Umulur borç nedir, Umulur borç ne demek

Umulur borç; Maliye alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Gelecekte bazı koşulların gerçekleşmesi nedeniyle doğacak borç.

Yapılması umulan işlemler sonucu meydana gelecek borç.

Umulur borç anlamı, kısaca tanımı

Borç : Geri verilmek üzere alınan veya ödenmesi gerekli para veya başka bir şey. Birine karşı bir şeyi yerine getirme yükümlülüğü, vecibe

Gerçekleşme : Gerçekleşmek işi, tahakkuk.

Koşullar : Şerâit.

Gelecek : Daha gelmemiş, yaşanacak zaman, istikbal, ati. Zaman bakımından ileride olması, gerçekleşmesi beklenen, müstakbel.

Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.

Doğaca : Çirkin. At, eşek ve benzerleri hayvanlarda soğuk almaktan, terli ve yorgunken su içmekten ileri gelen hastalık. Tetanos. Çanakkale ili, Çan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Gelece : Süt, yağ, turşu ve benzerleri şeyler konulan tahta kap, fıçı.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

 

İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.

Koşul : Şart. Bir antlaşmada belirlenen hükümlerden her biri.

Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.

Doğa : Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

Nede : Nerede. Nerede?.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.

Gele : Tavla oyununda elinde kırık taşı bulunan oyuncunun attığı, uygun olmayan zar.

Bazı : Birtakım, kimi. Bazen.

Diğer dillerde Umulur borç anlamı nedir?

İngilizce'de Umulur borç ne demek ? : contingent liability