Vassal nedir, Vassal ne demek

Vassal; Kitaplık alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bozulmuş, dağılmış yazmaları onaran, kâğıtlarını yenileyen ve yeniden bir araya getiren sanatçı.

Vassal hakkında bilgiler

Vassal Portekiz'de Valpaços belediyesine bağlı olan, 14,58 km2 yüzölçümüne sahip, 504 nüfuslu (2001) bir bucaktır (Portekizce: freguesia).

Vassal tanımı, anlamı

Vassale : Kâğıtları bozulmuş yazma kitapların sayfalarındaki yazılı bölümleri çıkararak başka bir kâğıda geçirme işlemi. Yazmalardaki cetvel kesiğinin onarımı, a. bk. cetvel. Metnin yazıldığı kâğıt ile yazı dışında kalan bölümü oluşturan kâğıdın ayrı türlerden olması durumu

Portekizce : Hint-Avrupa dillerinden, Portekiz'de, Brezilya'da ve Portekiz uygarlığını benimsemiş ülkelerde kullanılan dil. Bu dille yazılmış olan.

Yüzölçümü : Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

Sanatçı : Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.

 

Yeniden : Gene, yine, bir daha, tekrar.

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Yüzölçü : Düzlemsel bir bölgenin ya da uzayda bir oyutun yüzeyini ölçme Bu ölçme sonucunda ortaya çıkan nicelik, Anlamdaş. alan II, yüzölçüsü.

Onaran : Düzelten, yararlı bir duruma getiren. İyileştiren, tedavi eden. Başaran, bitiren. Sivas kenti, Alacahan nahiyesine bağlı bir bölge.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Yenile : Şimdi, pek az önce. Az önce, hemen, yeni. Başlama atışını türlü nedenlerle sayılmaz kılan ve atışın yenilenmesini bildiren hakem kararı. Yeni, henüz, yeniden, pek yeni.

Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.

Yazma : Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.

Porte : Bir işin genişlik, önem derecesi, etki alanı. Değer, önem. Bir iş için gereken para tutarı. Üzerine veya arasına nota yazılan, aralıkları birbirine eşit, beş paralel çizgi, dizek.

Sanat : Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık. Bir şey yapmada gösterilen ustalık. Bir meslekte uyulması gereken kuralların tümü. Zanaat. Belli bir uygarlığın veya topluluğun anlayış ve zevk ölçülerine uygun olarak yaratılmış anlatım.

 

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Bucak : Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

Dağıl : Toz kaldırarak esen rüzgâr.

Yenil : Hafif.

Diğer dillerde Vaskülopati anlamı nedir?

İngilizce'de Vaskülopati ne demek ? : vasculopathy