Yönetik nedir, Yönetik ne demek

Yönetik; Dil Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Bir cümle içinde bulunan bir kelimenin ve özel-likle bir fiilin, bir Önlecin veya bir artlacın yönettiği (Régir), yani bir hal değişikliğine uğrattığı başka kelime: Eve gelmek, Evden gelmek, Eve karşı, Evle beraber sözlerinde türlü isim hallerinde görülen ev kelimesine Yö-NETIK veya YÖNETİLEN KELİME (Mot ré-gi), gelmek, karşı ve beraber kelimelerine ise YÖNETEN KELİME (Mot régissant) denir.

Yönetik anlamı, kısaca tanımı

Yöne : Neden. Çıkar yol. Gerçek olmayan

Yönet : Yön. Uygun, iyi, doğru, yerinde. [Bakınız: yönelge]. Alnaç. Yatkın, becerikli. Düz. Doğru, uygun. Şekil, tarz, usûl, suret, vecih. Uygun, doğru. İyi, güzel. Uysal. Becerikli, yatkın. Biçim, tarz, usul.

Yöneti : Yönetme işi.

Uzak veya araçlı yönetik : Başka dillerde, fiile bir edatla bağlanan yönetik.

Yakın veya araçsız yönetik : Önleç (Préposition) gibi bir araç olmaksızın fiile doğrudan doğruya bağlı bulanan yönetik.

Değişik : Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

 

Yönetti : Düzlemdeki bir doğru için, bu doğrunun eğim açısı. Uzaydaki bir doğru için, eksenlerin artı yönleriyle doğru arasındaki açılardan her biri. Bir eğri için, eğrinin teğetinin yöneltisi.

Beraber : Birlikte, bir arada. -e rağmen, -e karşın. Aynı düzeyde.

Kelime : Anlamlı ses veya ses birliği, söz, sözcük.

Gelmek : Ulaşmak, varmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Dayanmak, tahammül etmek. İsabet etmek. Ortaya çıkmak, doğmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kadar olmak. İzlemek, takip etmek. Katılmak, eklenmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Uymak. Getirmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Türemek. Belli bir zamana ulaşmak. Görünmek, sanılmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Uygun düşmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Olmak, -e uğramak. Sonuç çıkmak.

 

Değişi : Halkbilim olaylarıyla ürünlerinin hiçbir dış etken olmadan özbiçimleriyle olgularının büyük ölçüde değişmesi, bk. değişi kuramı.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Fiili : Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı. Eylemli, edimsel, gerçekten yapılan (iş). Edimsel.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Kelim : Eğri boynuzlu koç, keçi.

Halle : Pekmez kaynatılan büyük kazan. Mısır unundan yapılmış bir çeşit yemek. Un ve pekmezden yapılan bir çeşit helva.

Diğer dillerde Yönetik anlamı nedir?

Fransızca'da Yönetik nedir ? : régime