Yatıkent nedir, Yatıkent ne demek

Yatıkent; Şehir alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Çok yoğun nüfuslu işleyim kuruluşlarının bir araya toplandığı işleyim bölgelerinde, nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan işçilerin, çalışma saatleri dışında kalan süreylerini geçirdikleri, oturdukları, yemek yedikleri ve yattıkları konutlardan oluşan bir tür uydu-kent.

Yatıkent kısaca anlamı, tanımı

Yatı : Gidilen yerde geceyi geçirme

Yatık : Dik olmayan, eğik, yatırılmış bir durumda olan. Çevrilmiş, devrik. Zamanla dayanıklılığını yitirmiş. Yayvan su kabı.

Kent : Şehir. Site.

Uydukent : Büyük bir kentin dışarıda onun tüzel kişiliğinden bağımsız, ama toplumsal ve ekonomik etki alanı içinde kalan, gereksinmelerinden pekçoğunu oradan sağlamak zorunda bulunan, nüfusu genellikle büyük kentin iş yerlerinde çalışan kişilerden oluşan bir yerleşim yeri.

İşleyim : Sanayi.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

 

Bir ara : Kısa bir süre. Geçmiş bir zamanda.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

Nüfus : Kişi. Ortak bir özellik gösteren kimselerin bütünü. Bir ülkede, bir bölgede, bir evde belirli bir anda yaşayanların oluşturduğu toplam sayı, popülasyon.

Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.

Yoğun : Hacmine oranla ağırlığı çok olan, kesif. Etkisi güçlü olan, ağır (koku vb.). Koyu, kalın. Şişman, iri, tombul. Artmış, çoğalmış bir durumda olan. Dolu, sıkı, sıkışık, çok, konsantre. Kaba, kalın, iri (elek, iğne).

Yemek : Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Kalan : Kalma işini yapan. Artan, mütebaki. Bir çıkarmanın sonucu. Bölme işleminde bölünenden artan sayı.

Konut : İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh. Ön doğru: Eukleides'in "Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir." yolundaki konutu gibi.

 

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Sürey : Tıkızımsı ve bağlantılı olan ilingesel uzay ya da altküme.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Çalış : Çalma işi.

Diğer dillerde Yatıkent anlamı nedir?

İngilizce'de Yatıkent ne demek ? : dormitory town, bedroom town