Üst gerçekçilik nedir, Üst gerçekçilik ne demek

Üst gerçekçilik; Edebiyat alanında kullanılan bir terimdir.

Edebi anlamı:

Yirminci yüzyıl başlarında Fransa’da A. Breton tarafından Freud’un görüşlerine dayanılarak açılan ve bilinçaltı gerçeğini rüyada olduğu gibi parçaları birbirini tutmaz bir ifade halinde anlatmağa çalışan çığır.

Üst gerçekçilik anlamı, tanımı

Gerç : Eğlenme, alay

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Gerçekçi : Gerçeği gören ve ona göre davranan veya gerçeğe uygun olarak yapılan, realist. Gerçekçilik yanlısı olan, realist.

Gerçekçilik : Gerçekçi tutum ve davranış, realizm, realistlik. Bilinçten bağımsız bir gerçekliğin var olduğunu benimseyen görüş, realizm, realistlik. Gerçekleri olduğu gibi yansıtmaya çalışan sanat çığırı, realizm, realistlik.

Üst : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı, üzeri, fevk, alt karşıtı. Sınıflamalarda temel olarak alınan bir tipe göre ileri derecede olan. Bir şeyin dış yüzü, yüzey. Bir şeyin görülen yanı, yüzü. Birine göre yüksek aşamada olan kimse, mafevk. Vücut, beden. Öte, arka. Giyecek, giysi. Birkaç şeyden birbirine göre yukarıda olan. Artan, geriye kalan bölüm.

 

Bilinçaltı : Bilinç dışı olmakla birlikte, dilendiğinde kapsamındakilerin bilince çağrılabildiği zihin bölgesi, şuuraltı, tahteşşuur.

Yirminci : Yirmi sayısının sıra sıfatı, sırada on dokuzuncudan sonra gelen.

Çalışan : Çalışma işini yapan kimse. Bir iş yerinde ücret karşılığında görev yapan kimse, personel, eleman. Mardin şehrinde, Ömerli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Anlatma : Anlatmak işi, ifham, ilam, tefhim.

Başlar : Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.

Yüzyıl : Yüzyıllık süre, asır. İçinde yaşanılan zaman. Milat başlangıç alınarak 1-100, 101-200, 201-300 vb. olarak sayılan yüzyıllık dönem.

Bilinç : İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

Görüş : Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.

 

Bilin : Balçık ve elenmiş saman karıştırılarak yapılan, tahıl saklamaya yarayan kap.

Çığır : Çığın kar üzerinde açtığı iz. İz. Patika. Yeni bir biçim, yöntem veya yol.

Çalış : Çalma işi.

Diğer dillerde Üst gerçekçilik anlamı nedir?

Fransızca'da Üst gerçekçilik nedir ? : surréalisme